Buldozerler İslami dokuyu yerle bir ediyor

2011-07-14 18:59:00

  Yapımında yaklaşık 250 işçinin çalıştığı dünyanın en uzun altın minaresinin tamamlanmasına sayılı haftalar kaldı.    Mekke'yi tamamen farklı bir görünüme kavuşturmak, Kabe'nin etrafında radikal değişiklikler yapmak üzere büyük bir proje üzerine çalışan Suudi Arabistan, dünyanın en uzun minaresinin yapımını bu proje kapsamında tamamlamak üzere. Minare, dünyanın en uzun saat kulesi olan Londra'daki Big Ben'den 6 kat daha uzun olan Mekke saat kulesinin tepesine inşa ediliyor.  ÇALIŞMA MEKKE'NİN SİLÜETİNE VE DİNİ DOKUSUNA ZARAR VERİYOR Dev minarenin yapımının üç hafta içinde bitirilerek Ramazan'dan önce tamamlanması bekleniyor. Nitekim Suudi Arabistan'ın bazı kesimleri tarafından proje şiddetle eleştirilmekte. Kadın hakları aktivisti, akademisyen ve aynı zamanda köşe yazarı olan Hatoon El Fassi bu grubun başını çekenlerden. Proje ilk duyurulduğundan bu yana şiddetle karşı çıkan ve bunun Mekke'nin dinî atmosferine ciddi zarar vereceğini söyleyen El Fassi, en son kaleme aldığı ve bazı Suudi gazetelerinin yayınlamayı reddettiği makalesinde yine konuyla ilgili huzursuzluğunu dile getirdi. HZ EBUBEKİR, HZ HAMZA'NIN MESCİDİ İLE HZ OSMAN'IN EVİ DE YIKILIYOR Kral Abdullah ve Turizm ve Antik Eserler Komisyonu Başkanı Prens Sultan bin Salman'ın Mekke ve Medine bölgelerindeki tarihi eserleri korumaya yönelik açık emirleri olmasına rağmen, buldozerlerin tarihi Mekke'nin dokunulmamış son mahallesine de eriştiğini dile getiren yazar, Hacle mahallesinde yıkım çalışmalarına başlayan buldozerlerin, 9 otelle birlikte Mekke'nin yerel sanat ve sanayi zenginliğini yansıtan 850'den fazla dükkanı, bazıları Peygamber zamanından kalma su kuyularını, Hz. Hamza, Hz. Ebubekir mescidlerinin de içinde olduğu... Devamı

Rüyasını gördü, en büyük Kuran’ı yazdı

2011-06-08 16:05:00
Rüyasını gördü, en büyük Kuran’ı yazdı |  görsel 1

Dünyanın en büyük Kur’an–ı Kerim’i, Ankaralı bir imamın ellerinde hayat buldu. Raci Özsoy iki yıl önce gördüğü rüyanın etkisiyle çalışmaya başlamış... 1400 yıl önce “Oku” emriyle Hz. Peygamber’e (sas) vahyolundu. Ayet ayet âlemi şereflendirdi. 23 yılda tamamlandı. İlk kez yedinci yüzyılda kitap hâline getirildi. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Kur’an-ı Kerim, bütün insanlığı kucakladı. Bugün 1400’üncü yılında insanlığın yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2010 yılını Kur’an Yılı ilan etmesinin ardından çeşitli projeler de beraberinde geliyor. Tıpkı Ankaralı ressam imam Recai Özsoy’un çalışması gibi. Gördüğü bir rüya sonrasında Kur’an-ı Kerim yazmaya karar veren Özsoy, bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Gülbaba Camii’nin en alt katı. Salonun ortasında büyükçe bir masa, masanın etrafında dizilmiş renk renk boyalar, kalemler, devasa kâğıtlar, mürekkep ve ölçü aletleri… Caminin imamı Recai Özsoy, alışık olmadığımız bir portreye sahip. 20 yıldır resme gönül vermiş bir din görevlisi. Şimdiye kadar binin üzerinde tablo yapmış. Sadece ramazan aylarında bayanlar tarafından kullanılan alt katı resim atölyesine çevirmiş. Etraf, ilginç portre ve yağlı boya tablolarla dolu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Başbakan Tayyip Erdoğan’a birçok tanıdık simayı görüyoruz. Ancak bu kez boyaların, kalemlerin, devasa kâğıtların amacı farklı. Manzaranın gerisinde iki yıllık hummalı bir Kur’an-ı Kerim çalışması var. Üstelik bu eser, dünyanın en büyük Kur’an’ı olma özelliğini taşıyor. Recai Hoca, namaz aralarını bu atölyede ge&... Devamı

Facebook'tan haberler..

2011-06-03 19:07:00
Facebook'tan haberler.. |  görsel 1

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, İHH İnsani Yardım Vakfı’nın sayfasını hukuksuz bir şekilde kapattı. İHH’nın 184 bin üyeli sayfası, 23 Temmuz 2010 tarihinde Facebook tarafından yayından kaldırıldı. Gazze İnsani Yardım Filosu’na düzenlenen saldırıdan sonra İHH Facebook sayfası kamuoyuna bilgi akışının sağlandığı en önemli sosyal paylaşım platformu görevini görmekteydi. Facebook İHHyi kapattı. Sayfa üzerinden vakfın faaliyet haberleri, sosyal ve yardım içerikli videoları, fotoğrafları Facebook kullanıcıları ile paylaşılmaktaydı. Nisan ayında açılan İHH Facebook hesabı dört ayda 184 bin üye sayısına ulaşmıştı. Facebook yönetimi tarafından İHH sayfasını kapatma gerekçesini içeren ve Galce olarak gönderilen uyarıda kullanım şartlarının ihlal edildiği iddia edildi. Yaygın biçimde her görüşten kullanıcının interaktif bir şekilde kullandığı bir sosyal paylaşım platformu olarak lokal tartışmaların her grupta gerçekleştiği Facebook’ta, İHH’nın önemli bir üye sayısına ulaşan sayfasının kapatılması ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendiriliyor. Yasak İHH’nın ifade özgürlüğünün yanı sıra 184 bin üyenin de haklarını kısıtlıyor. Facebook yönetiminin, İHH İnsani Yardım Vakfı ile on binlerce gönüllüsü arasında önemli bir köprü vazifesi gören İHH Facebook resmî sayfasına erişime tekrar izin vermesi bekleniyor.         Vakit facebookta geçiyor Türkiye 18.6 milyon kullanıcı ile Facebook’ta 4′üncü büyük ülke. Facebook kullanıcısı aylık ortalama 20 saatini ağ üzerinden gelen mesajlarla geçiriyor. Facebook bağlantısını yitirince sudan çıkmış balığa dönen kullanıcıların sayısı hızla art... Devamı

Gündemden Kısa kısa

2011-05-31 23:28:00

Ağrı Dağına 10 milyon tohum Ağrı Dağını ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 10 milyon ağaç tohumu serpildi. Dağın büyük bir kısmının bulunduğu Iğdırda, Çevre ve Orman Müdürlüğünün yürüttüğü ağaçlandırma ve yeşil kuşak oluşturma çalışmaları çerçevesinde, Ağrı Dağının 2 bin metredeki Korhan yaylasına 10 milyon karaçam, sedir, sarı çam ve ardıç tohumu atıldı. Profesörden tavsiye: Bu yağmurlarda ıslanın! Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Saydam, son dönemde Türkiye genelinde görülen yağmurların Sahra Çölü tozlarından kaynaklandığını ve bereketin göstergesi olduğunu belirterek, vatandaşlara bu yağmurda dışarı çıkarak ıslanması tavsiyesinde bulundu. Gıdanın üçte biri israf ediliyor BM Gıda ve Tarım Örgütünün İsveç Gıda ve Biyoteknoloji Enstitüsüne yaptırdığı araştırmaya göre, dünyada her yıl 1 milyar tondan fazla gıda çöpe gidiyor. Araştırmanın sonunda yayımlanan raporda, gelişmekte olan ülkelere, bu miktarda gıda kaybını önlemek için üretim ve dağıtım ağını geliştirmesi tavsiyesinde bulunulurken, gelişmiş ülkelerden israfa son vermesi istendi. Konuşurken şarj olan telefon Güney Koreli nanoteknoloji uzmanları cep telefonlarının bataryalarının olmadık zamanlarda bitmesinin önüne geçmek için sadece konuşarak şarj etmeyi sağlayan bir mekanizma geliştirdi. Sanal alemde yenilik Yeni bir işlemcinin yakında piyasaya sürüleceği iddiaları gündemde… Yeni işlemci yüzde 37 performans artışı ve yarı yarıya güç tasarrufu sağlayacak. Kaynak:Medyaokuryazar ... Devamı

Kaddafi İHH'nın insani yardım taşıyan gemisini bombaladı!

2011-05-05 07:23:00

Kaddafi birlikleri Misrata'ya yardım malzemesi getiren yardım gemisini bombaladı. Gemi, halatlarının kesilmesiyle hızlı bir şekilde limandan uzaklaştı. Bombalar yardım gemisine isabet etmezken limanda en az 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bombardıman sırasında Bingazi'den gelen yardım malzemelerini boşaltmak için limanda bulunan İHH ekibi bombardımandan son anda kurtuldu. Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfül Arab Kaddafi'nin ölüm haberinin yayılmasının ardından Kaddafi birlikleri Misrata'ya uyguladığı ablukayı daha da sertleştirdi. Kaddafi bir açıklama ile Misrata halkına teslim olmaları için 4 gün süre verdi. Ancak bu süre dolmadan bombardımanı daha da yoğunlaştırdı. Kaddafi birlikleri son olarak Bingazi'den yardım malzemesi getiren yardım gemisini bombaladı. Yardım gemisinin Misrata limanına yanaşmasıyla başlayan bombardıman aralıksız bir şekilde devam etti. Gemi, halatlarını bile çözemeden, halatların kesilmesiyle limandan ayrıldı. Bombardımanda gemi hasar görmezken limanda bulunan en az 2 kişinin hayatını kaybettiği ve onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. Bingazi'den gelen yardım malzemelerini boşaltmak için limanda bulunan İHH ekibi bombardımandan son anda kurtuldu. İHH'nın Misrata'daki çalışmalarını koordine eden Serkan Öktem, bombaların geminin 10 metre yakınına düştüğünü bildirdi. Öktem olay anını ise şu şekilde anlattı: '' Misrata'ya gelecek olan yardım gemisi Kaddafi birliklerinin liman çevresine mayın döşemesi sebebiyle bir kaç gündür Misrata açıklarında bekliyordu. NATO güçlerinin mayınları temizlemesi ile birlikte gemi Misrata limanına yanaştı. Bizde yardım malzemelerini boşaltmak için limana gittik. Gemi yeni yanaşmıştıki şiddetli bir bombardıman başladı. Bombardımanın ardından zik zaklar çizere... Devamı

Müslüman alimlerden Erdoğan'a mektup

2011-04-05 12:04:00

Uluslararası Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreter yardımcısı Selman Avde, Birlik adına Başbakan Erdoğan'a mesaj gönderdi. El-Avde, Erdoğan’a saygılarını sunarak kendisini bir seçim yapmaya çağırdı.   Müslüman Alimler Birliği genel sekreter yardımcısı Dr. Selman el Avde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Arap ülkelerinde görülen devrimler karşısında ortaya koyduğu çifte standartlı tavırdan ötürü bir mesaj gönderdi. Erdoğan’a saygılarını sunarak kendisini bir seçim yapmaya çağıran El Avde, özgürlüğün Libya ve Suriye halkının da hakkı olduğunu vurguladı. Ardından da Erdoğan’dan elleri halkının kanına bulanmış liderlerin ellerini sıkmamasını isteyerek ya geçmişle ya da gelecekle uyumlu davranması mesajı verdi. Dr. Selman el-Avde(Uluslararası Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı), mesajında başbakan Erdoğan’dan Mısır devriminde yaptığı gibi Libya devriminde de halkın yanında durmasını talep etti. 'Kanlı elleri sıkma’ Ünlü sosyal iletişim ağı olan Twitter sitesinde yayınlanan mesajında Şeyh El-Avde şöyle dedi: ‘Tüm saygılarımla Erdoğan’a diyorum ki; suçlulara arka çıkma! Sizlerin kazandığınız özgürlükleri kazanmak Libya ve Suriye halkının da hakkıdır. Halkının kanıyla lekelenmiş eli sıkma.’ El-Avde daha mesajını şöyle sürdürdü: ‘Erdoğan’a diyorum ki önündeki iki seçenek var: Ya geçmişle ya da gelecekle uyum içinde olmalısın. Bizlerin kıraatte hata etmememizi temenni ettiğim gibi senin de seçim de hata etmemeni temenni ediyorum.’ Libya, Yemen ve Suriye’de kanın durmadan akmasına ilişkin olarak El-Avde şöyle sordu: ‘Halkını... Devamı

İnsanları kısırlaştıran ve kanser yapan alet icat edildi

2011-03-23 09:44:00

İnsanalrın kullanma yarışına girdiği bu alet yaydığı dalgalarla insan vücudunda üreme, psikolojik rahatsızlıklar, kalp ve kanser gibi hastalıklara sebep oluyor! Cep telefonlarından yayılan dalgalar insan vücudunda üreme, psikolojik rahatsızlıklar, kalp ve kanser gibi hastalıklara sebep oluyor! Hayatın her alanında kullanılan elektronik cihazların yaydığı manyetik dalgaların nelere yol açtığını biliyor musunuz? Siz günlük faaliyetlerinize devam ederken, ne derece ve sıklıkta radyasyona maruz kaldığınızın farkında bile olmuyorsunuz! Kullandığınız cep telefonundan en büyük elektronik cihazlara kadar oluşan bir manyetik alanın içinde sağlığınız tehlike altında kalıyor! Uzmanlar, tüm elektrikli aletlerin, elektromanyetik radyasyon yaydığını ve bu dalgaların gücü ister yüksek ister düşük olsun insan sağlığını önemli derecede tehdit ettiğini belirtiyor! Uluslararası kanser araştırma enstitüsü (IARC), radyoaktif dalgalar yayan makinelerin kanser, genetik bozukluklar, tümör, hafıza kaybı, yüksek tansiyon gibi hastalıklara neden olduğunu belirtirken, özellikle çocuk gelişiminde radyasyon tehlikesi daha fazla soruna yol açtığını dikkat çekiyor! Radyasyondan korunabilir ve etkilerini azaltabilirsiniz! Özellikle her an her yerde kullanılan Cep Telefonları, bilgisayar ve televizyon gibi radyo aktif dalga yayan cihazların oluşturduğu manyetik dalgalardan korunarak, birçok sorunu önlemeniz mümkün! Radyoaktif dalgaların sebep olduğu hastalıklar; Radyoaktif dalgalar, en basit hastalıklardan en ciddi hastalıklara kadar her türlü hastalığa risk oluşturuyor! Özellikle bağışıklık sistemini zayıflatıp, hücre ölümlerine neden oluyor! Güncel hastalıklar: Tansiyon, kronik yorgunluk, uykusuzluk, stres, depresyon, baş ağrısı, unutkanlık, cilt bozukluk... Devamı

Huzur Peygamber (s.a.v) metoduyla bulunabilir

2011-03-10 09:26:00

  Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Muhittin Akgül, insanların aradığı huzuru Peygamber Efendimizin (SAV) metoduyla bulabileceklerini söyledi. Akyazı Eğitim ve Sosyal Hayatı Destekleme Derneği (AKEGDER) belediye konferans salonunda 'Kutlu Doğum Gecesi' düzenledi. Hz. Muhammed'in (SAV) dünyaya teşriflerinin 1440. yılı münasebetiyle düzenlenen gece büyük ilgi gördü. Burada konuşan Doç. Dr. Akgül, "Doğum vardır. Bir evi , bir mahalleyi bir kainatı ilgilendiren doğum vardır , o da Hz. Muhammed (SAV) doğumudur." dedi.  Efendimizin hayatını çeşitli örneklerle anlatan Akgül, İnsanlığın yeniden aradığı huzuru peygamberimizin metoduyla bulmasının mümkün olduğuna vurguladı. Programda ayrıca Kardelen İlahi Gurubu salonu dolduran 750 aşkın konuğa birbiriden güzel ilahilerle mest etti. Programa Akyazı Belediye Başkan Yardımcıları Ayhan Balcı, Ünal Yıldız, Altındere Belediye Başkanı Mehmet Çakmak,Akyazı Orman İşletme Müdürü Musa Celebi, Akyazı Müftüsü Mehmet Şen Okur , Akyazı Sakatlar Derneği Başkanı Ahmet Şakir Kaplan ile çok sayıda vatandaş katıldı. CİHAN Devamı

Noyan Hilal TV'den niye ayrıldı?

2011-01-07 11:24:00

Engin Noyan'ın HilalTV'den ayrılmasının ilginç gerekçesi... Hilâl TV ve de "Vahyin Penceresinden" adlı programdan ayrılması üzerine sık sık gündeme getirilen neden ayrıldı sorusuna Twitter kanalıyla cevap verdi.İşte Noyan'ın ilginç açıklaması: Efendim, bazı çevreler benim programdaki tarz ve üslûbumdan, özellikle ve öncelikle de sevgili kardeşim Mustafa İslâmoğlu`na hitâb şeklimden çok ama çok rahatsız olmuşlar ve kanal yöneticileri üzerinde ciddî bir baskı oluşturmuşlar bu konuda: "Ya kendini düzeltsin ya da programdan uzaklaştırılsın!" diye diretmişler. Bunun üzerine yönetim artık "Vahyin Penceresinden" programında yer almam gerektiğine karar karar vermek zorunda kalmış. "Başka bir program yapın! Sözgelimi Kapılar ve Köprüleri devam ettirin! Kapımız size açık!" dediler ama... Siz benim yerimde olsanız, ne yapardınız? Sevgili kardeşim Mustafa İslâmoğlu "Karışmayın ona!" demiş... "Bana kendince hitâb etmesi nefsimin kontrol dışına çıkmamasına katkıda bulunuyor!" Ama "çevre baskısı" galebe çalmış besbelli! :) Hilâl TV yetkililerinin, artık neden orada olmadığım konusunda gelen sorulara ne cevap verdiklerini/vereceklerini bilmiyorum/bilemem. Bu açıklamayı işte bu yüzden yaptım. Ama bence bu konu kapanmıştır/kapanmalıdır! Biz bundan sonrasına bakalım! :) Ve bir kere daha: kimseye kırgın ve/veya kızgın değilim! İbretle değerlendirme noktasındayım yalnızca - hepsi bu! Devamı

Ahlaksız diziyi istemiyoruz!

2011-01-07 11:20:00

  Resmi tarihin aykırılıklarını belgeleyen, sırf bu yüzden onlarca defa mahkemelerde dava edilen Mustafa Müftüoğlu,  ‘Yalan Söyleyen Tarih Utansın’ kitabı ile zihinlerimizde yer etmişti. Kitap yazıldığından beri daha yalancı hiçbir tarihçi utanamadan, utanma duygusunun hepten unutulup neredeyse iptal olduğu toplumumuzda, tarihin yalanlarla çarpıtılmasına Muhteşem Yüzyıl dizisi ile yeniden bir daha şahit oluyoruz. Dizinin senaristinin de bu yalan geleneğine uyduğunu, tarihi herkesin kendi algısına, hayat görüşüne göre tasarladığını, yeterli bilgi olmadığı için, olsa olsa böyledir gibi yakıştırmalarla yazıldığı ifadelerini, katıldığı televizyon programında dinlemiştik… Tarih bu kadar kolay müdahale edilir mi? Yeri geldiğinde sıradan bir insanın ya da bir kadının bile uygunsuz ithamlarla aşağılandığın da şarkılar şiirler yazan, kadın hakları, insan hakları diye ortaya dökülen bu insanların kendi geçmişimizi tarihimizi çarpıtarak çamur atma girişimi nedendir? Filmin tanıtımlarını izlediğimizde, gerçeğin bu denli çarpılması farklı kesimlerde farklı reaksiyonlara sebep oldu. Kimi müziğini, kimi kostümlerini kimi de tarihi gerçekleri yansıtmadığını eleştirirken, en çarpıcı eleştiri ‘Bu Hürrem değil olsa olsa Emanuel dir’ yorumu ile Aziz Üstel’den geldi… Zira müstehcenlik vurgusunda kantarın topuzunu o kadar kaçırmışlardı ki, dizi tarihi olmaktan çıkıp, direk erotizm çağrıştırıyordu. O kadar ki birçok sahne de kadın tutkusu işlenirken bir başka sahnede padişaha gay yakıştırması yapılıyordu… Bu abartı bu kasıt, ister istemez haçlı saldırılarının yeni bir versiyonu olarak algılandı… Yüzyıllar ötesinde bu denli çamur atmak, ya hala Osmanlının zaferlerini... Devamı

Sacit Önan Vefat Etti

2010-11-13 01:12:00

Ünlü tiyatro sanatçısı ve edebiyat eserleri yorumcusu Sacit Onan vefat etti. SEMERKAND TV ve Radyo Onbeş'te bir çok program seslendiren Sacit Onan'ın bugün Beşiktaş'taki evinde 12.40 sularında hayata veda ettiği öğrenildi. Sacit Onan'ın okuduğu metinlere yüreğini de kattığını ifade eden Radyo Onbeş Genel Yayın Yönetmeni Cengiz Demir, "Uzun yıllar birlikte çalıştığımız ender seslerden Sacit Onan'ın ölümü bizleri derinden üzmüştür. O iyi bir ses, iyi bir yorumcu olmanın ötesinde iyi bir insandı. Okuduğu metinlere duygusunu da katar, yüreğiyle okurdu. Kulağımda çınlayan, ölümünden bir kaç gün önceki sözleriyle baş başa kalıp ona fatihalar gönderiyorum. Allah rahmet eylesin..." dedi. http://www.sacitonan.com/site/klipler/mona/mona.htm     Türkiye'nin en sevilen seslerinden, ünlü Tiyatro sanatçısı ve edebiyat eserleri yorumcusu Sacit Onan bugün hayata gözlerini yumdu. 1945 doğumlu olan Onan, geriye sanatla dolu dolu bir özgeçmiş bıraktı Sacit Onan'ın bugün Beşiktaş'taki evinde 12,40 sularında hayata veda ettiği öğrenildi. Sacit Onan kimdir? 1945 yılında İstanbul Rumelihisarı'nda doğdu. 12 yaşına kadar babasının devlet görevlisi olması sebebiyle Anadolu'nun doğusundan batısına çok çeşitli ilçe ve kentlerini dolaştı. Sanat hayatı, 1962 yılında tiyatro ve sinema çalışmalarıyla başladı. İstanbul Şehir Tiyatrosu aktör ve yönetmenlerinden merhum Sami Ayanoğlu'nun gözetiminde dublaj sanatçısı olarak ilk filmini seslendirdi. 4 yıl Türk Sineması'nda yönetmen asistanlığı ve özel tiyatro oyunculuğu yaptı. 1971 yılında açılan sınavı kazanarak TRT'de kadrolu spiker ve redaktör olarak gö... Devamı

Dünyanın değişik ülkelerindeki fakir insanlara kurban bağışı zor

2010-11-02 09:02:00

Antakya Tarım Platformu Başkanı İrfan Osman Hatipoğlu, kurban kesmek yerine dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan fakir insanlara bağış yapmanın doğru olacağını söyledi. Fazilet Candan'ın Haberi Hatipoğlu, kurbanların dünyanın değişik yerlerinde yaşayan fakir Müslümanlara bağışlanmasının değişik açılardan yararı bulunduğunu belirtti. Kurban Bayramı'nda kesilecek hayvan sayısının yüksek olmasının kritik sınırda olan hayvan popülasyonu yok olma sınırına indireceğini düşündüklerini aktaran Hatipoğlu, "Hayvancılıkta sürdürülebilirlik ortadan kalkacaktır. Önümüzdeki yıllarda hayvansal besin kaynaklarına ulaşmada ciddi sıkıntıların yaşanması nedeniyle halk sağlığı tehlikeye girecektir. İkinci nedense ülkemizde uygulanmakta olan hayvancılık politikalarının protesto edilmesidir. 10 yıl öncesine kadar hayvan ihracatçısı olan bir ülkenin kurban kesmek için dışarıdan hayvan getirmesi onur kırıcıdır." dedi. Hatipoğlu, "Dünyanın değişik yerlerindeki insanlara kurban bağışlarının ulaştırılması artık zor değildir. Yıllardır değişik vakıflar, dernekler ve kişisel bağış girişim grupları kurban bağışlarını ulaştırmaktadırlar. Aracı kurumların başarılı bir şekilde görevlerini yerine getirdiklerini biliyoruz. Bu nedenle kurban kesmek yerine bağış yaparak diğer ülkelerde bulunan din kardeşlerimizin bayramını kutlayalım" ifadelerini kullandı. Risale Haber Devamı

YouTube artık serbest

2010-10-31 11:28:00

Dünyada her gün 1 milyar videonun izlendiği YouTube'a ülkemizde uygulanan yasak nihayet kalktı. Sitenin kapanmasına sebep olan Atatürk'e hakaret içeren videolar, Almanya merkezli Türk firması tarafından satın alındı, sonra yayından kaldırıldı. Süreç, Ulaştırma Bakanlığı ve TİB'in bilgisi dahilinde gerçekleştirildi.     Türkiye'de yaklaşık 2,5 senedir kapalı olan video paylaşım sitesi YouTube'a uygulanan yasak kalktı. Siteye erişim sağlanmasıyla Türkiye, internete savaş açan ülke görüntüsünden nihayet kurtuldu. Sitenin mahkeme kararıyla kapanmasına sebep olan ve Atatürk'e hakaret içeren videolar, içerik sahipleri olmadığı için silinemiyordu. Sorunun çözümü için ilginç bir yöntem uygulandı. Merkezi Almanya'da bulunan ve sahiplerinin Türk olduğu International Licencing Service (ILS) adlı şirket, YouTube'da Atatürk'e hakaret edilen 4 görüntünün önce içerik sahibi oldu, sonra yayından kaldırdı. Süreç, Ulaştırma Bakanlığı, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'nun bilgisi dahilinde gerçekleştirildi. 5 Mayıs 2008'den bu yana erişimin engellendiği sitenin açılması için harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Bilim Suçları Büro Amirliği'ne yazı yazarak YouTube'un kapatılmasına gerekçe olan ve Atatürk'e hakaret içeren dört videonun siteden kaldırılıp kaldırılmadığını sordu. Emniyet'ten söz konusu videoların kaldırıldığına yönelik cevap alan savcılık, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un ... Devamı

TRT Belgesel Ödülleri

2010-10-22 08:28:00

TRT Belgesel Ödülleri'ne başvurular 1 Kasım'da başlıyor. Yönetmenlerin başvurularını 28 Ocak 2011'e dek yapmaları gerek. Ulusal ve uluslararası kategorilerdeki yarışmada ön elemeyi geçen filmler yönetmenleriyle birlikte mayısta TRT Belgesel Günleri'nde seyirciyle buluşacak. 9 Mayıs 2011'de ödüller sahiplerini bulacak.   Devamı

Tehlikeli fenomen SMACKDOWN

2010-10-02 16:04:00

İlköğretim öğrencisi Mustafa Kutlar’ın ölümü, dikkatleri okulda çocukların oynadıkları öne sürülen Smackdown oyununa çevirdi. Uzmanlar Smackdown’ın yasaklanması gerektiğini belirtiyor     Güngören’deki bir ilköğretim okulunda 8. sınıf öğrencisi Mustafa Kutlar’ın ölümüyle sonuçlanan yumruklu kavga sonrası velilerden birinin “Okulda Smackdown oynanıyor” demesi dikkat çekti. Uzmanlar, Amerikan (pankreas) güreşinin bir versiyonu olan Smackdown’ın TV programı, oyuncakları ve video oyunlarının çocukları robotlaştırdığını, kesinlikle yasaklanması gerektiğini söyledi. 2000’lerin başından itibaren Türkiye’deki popülaritesi yavaş yavaş azalan Amerikan güreşi, bu kez oyun, internet ve cep telefonu yoluyla özellikle çocukları etkisi altına almaya başladı. Bir TV şovu olarak sunulan WWE’nin (World Wrestling Entertainment), Smackdown, Raw ve NXT gibi dövüşçü grupları bulunuyor. Bu gruplarda da süperstar olarak adlandırılan dövüşçüler yer alıyor. Dövüş sırasında atılan yumruklar ve tekmeler aslında gerçeği yansıtmıyor ve dövüşçüler ciddi bir darbe almıyor. Müzikli dans şovlarıyla desteklenen WWE’nin Smackdown grubundaki dövüşler, 2009’da özel bir TV kanalında yayımlanmaya başlandıktan sonra çocuklar arasında fenomen oldu.     Teneffüste dövüş! Adının açıklanmasını istemeyen, Küçükçekmece’de bir ilköğretim okulunda görev yapan bir rehber öğretmen, “Smackdown” programının öğrenciler üzerindeki etkilerini anlattı. Rehber öğretmen, öğrencilerin teneffüslerde kendi aralarında turnuvalar yapa... Devamı

Harvard Üniversitesi Kampüslerinde Cuma ezanı…

2010-08-30 19:25:00

Üniversitenin Müslüman öğrencileri için kampüste Helal Yemek çıkarılıyor, yemekhanede yapılan Helal Yemekler görevli Müslüman öğrenciler tarafından da kontrol ediliyor. Ramazan ayında oruç tutan Müslüman öğrenciler de oruçlarını kampüsteki Helal Yemek yapan yemekhanede açıyor. Bilimsel çalışmalarda dünya üniversitelerinin gerisindeki Türk üniversitelerinde başörtüsü yasağı sürerken, dünyanın en prestijli üniversitelerinden Amerika'daki Harvard Üniversitesi'nde her Cuma günü ezan okunuyor. Harvard Üniversitesi Kampüsü'nde Müslüman öğrenciler için tahsis edilmiş mescitte okunan ezanla birlikte yüzlerce Müslüman üniversiteli Cuma namazını kılıyor. RAMAZAN VE HELAL YEMEKLER İsrailli şirketlere ait hisse senetlerini satıp Türkiye bonosu satın aldığı için gündemde olan Harvard Üniversitesi'nde Ramazan heyecanı yaşanıyor. Harvard İslam Toplumu'nun üniversite yönetimiyle birlikte yaptığı çalışma sonucu kampüslerde açılan mescitlerde her Cuma günü ezan okunuyor. Üniversitenin Müslüman öğrencileri için kampüste ayrıca helal yemek çıkarılıyor, yemekhanede yapılan helal yemekler görevli Müslüman öğrenciler tarafından da kontrol ediliyor. Ramazan ayında oruç tutan Müslüman öğrenciler de oruçlarını kampüsteki helal yemek yapan yemekhanede açıyor. . MÜSLÜMAN KIZ ÖĞRENCİLER İÇİN SPOR SAATLERİ Yaptığı bilimsel çalışmalarla dünyanın en önde gelen üniversitelerinden biri olarak kabul edilen Harvard Üniversitesi'nde önceki yıllarda, Müslüman kız öğrencilerin spor yaparken kendilerini ... Devamı

Alo Buyrun, burası fetva hattı

2010-08-27 13:55:00

Normal günlerde 300 kişinin aradığı Alo Fetva hattını Ramazan'la birlikte yaklaşık bin 500 kişi aramaya başlamış. Yoğunluktan dolayı İstanbul Müftülüğü 4 olan vaiz sayısını 11'e çıkarmış. İstanbul'un 39 ilçesindeki bütün vaizler de sırası geldiğinde telefon başında, merak edilen soruları cevaplıyor. İstanbul İl Müftülüğü'nün bünyesinde hizmet veren 'Alo Fetva' hattının telefonları, bugünlerde susmak bilmiyor. Normal günlerde 300 kişinin aradığı hattı, Ramazan'la birlikte yaklaşık bin 500 kişi arıyor. Yoğunluktan dolayı İstanbul Müftülüğü 4 olan vaiz sayısını 11'e çıkarmış. Son günlerdeki yoğunluğu karşılamak için bu sayı da kimi zaman yetmiyor. Böyle durumlarda arayanlar müftü yardımcılarına yönlendiriliyor. İstanbul'un 39 ilçesindeki bütün vaizler de sırası geldiğinde telefon başında, merak edilen soruları cevaplıyor. Kimi zaman Ankara'daki Din İşleri Yüksek Kurulu'na da yönlendirmeler yapılıyor. Mesai saatleri arasında hizmet veren fetva hattını, İstanbul'un yanı sıra Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi Türklerin yoğun yaşadığı ülkelerden de arayanlar oluyor. Fetva hattına oruç, namaz, zekât, fitre gibi dini konulu soruların yanı sıra aile içi ilişkiler, evlilik, çocuk yetiştirme, sağlık gibi sosyal içerikli sorular da yöneltiliyor. Gündemdeki olaylar da soruların içeriğini belirliyor. Şu sıralara selin vurduğu Pakistan'a gönderilecek yardımlar için nasıl bir yöntem izleneceği konusunda fikir almak isteyenler de 'Alo Fetva'yı arıyor. Televizyon dizileri, tartışma ve haber programlarında dikkat çeken bir nokta 'Alo Fetva'ya soru şeklinde dönüyor. Öte yanda yeni doğan kız ve erkek çocuklara isim... Devamı

Bu adam 19 yıldır oruç tutuyor

2010-08-27 13:53:00

'Oruç tutan adam' lakabıyla tanınan Osman Ay, 19 yıldan beri yılın büyük bir kısmında oruç tutuyor. Ay, 17 Ağustos Marmara depremini yaşadığını, o sıcaklarda dahi orucunu bozmadığını söyledi. ONA HER GÜN RAMAZAN Kocaeli'de işletme sahibi olan Osman Ay, şehirde oruç tutan adam olarak tanınıyor. Onu diğer insanlardan ayıran özelliği ise 1991 yılından beri bir gün bile ara vermeden oruç tutması. Oruç tutan adam, 19 yıldan beri aralıksız oruç tuttuğunu ifade ederek "Benim için her gün Ramazan." dedi. Hayatının büyük bir bölümünü oruçlu geçiren Ay, oruca başlama serüvenini şöyle anlatıyor: "1985 yılında 115 kilo olan bir insandım. 4.5 ay azim ve irademi kullanarak 70 kilo verdim. 1985 yılında 1991 yılına kadar kesinlikle oruç falan tutmadım, ama kilo için de bu işi yapmadım. 91 yılından sonra 3 aylara başladım. Baktım sağlığıma sıhhatime bir zararı yok. Çok da güzel ve zinde yaptı. Ondan sonra bırakmadım. Seneler birbirini kovaladı. Şu anda da yıl olarak 19, gün olarak da 6 bin 586 gündür oruçluyum." Osman Ay, 19 yıl boyunca tüm zorluklara rağmen oruç tuttuğunu bir kez bile orucunu bozmadığını belirterek, "17 ağustos Marmara depremini yaşadık. Allah rahmet eylesin bir sürü ölenlerimiz oldu. Kavurucu sıcaklarda o 9 gün boyunca cenazeleri çıkarmaya çalıştık. Ki o günlerde bile Allah-u Teala bana onun kuvvetini verdi. Ben o sıcaklarda dahi orucumu bozmadım." diye konuştu. Oruç tutan adam, sahurda bir meyve yiyip bir bardak su içtiğini söylüyor. Tuttuğu oruç sayesinde 1985 yılından beri ekmek yemediğini kaydeden Ay, nefsinin körelmeye başladığını dile getirerek "Ben 85 senesinden beri ekmek yemiyorum. Hamur işi yemiyorum, tatlı yemi... Devamı

Önce kırbaçlanıp, sonra taşlanarak öldürülecek

2010-07-14 17:10:00

İran'da iki çocuğun yardım çığlığı tüm dünyaya yükseldi: "Lütfen bize yardım edin bu kabus gerçeğe dönüşmesin. Annemizi kurtarmak için bize yardım edin."       Uluslararası insan hakları örgütü Amnesty International dün iki İranlı çocuğun bu çığlığını dünyaya duyurdu. İran'da Sakine Muhammed Ashtiani'nin 2006 yılında iki erkekle zina yaptığı gerekçesiyle 99 kırbaçla cezalandırıldıktan sonra taşlanarak idam edilmesine karar verildi. Hürriyet'in haberine göre 43 yaşındaki kadın manevi baskı altına alınarak zorla cinsel ilişkiye zorlandığını söylemesine rağmen idam cezası almaktan kurtulamadı. Annelerinin taşlanarak idam edileceği korkusu yaşayan 16 yaşındaki kızı Feride ve 20 yaşındaki oğlu Sacid, yaşadıkları kabusun gerçeğe dönüşmemesi için uluslararası insan hakları kuruluşlarından yardım istedi. İran'da 1979 İslam devriminden sonra kadınların zina yapması taşlanarak idam edilmekle cezalandırılıyor. Amnesty International bu yıl Ocak-Haziran döneminde İran'da 126 kişinin idam edildiğini açıkladı. İdam edilenlerden 4'ünün siyasi mahkum olduğu belirtildi.     Devamı

Görme özürlüler için otomobil

2010-07-03 13:57:00

Daily Telegraph'taki habere göre, Virginia Teknoloji Enstitüsü ile Milli Körler Federasyonu, görmeyenlerin direksiyon başına geçmesini sağlayacak teknolojiyle üretilen otomobilin prototipinin 2011'de tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.       Otomobilde, yakındaki otomobiller ve objeler hakkında bilgi vererek sürücüye rehberlik eden "görsel olmayan arabağ" adlı bir teknoloji kullanılıyor. Körler Federasyonu Başkanı Mark Maurer, bu fikre ilk kez 10 yıl önce derneğin araştırma birimini kurduğunda kapıldığını belirterek, "Bazıları benim deli olduğumu düşündü. 'İmkansız bir şey için niye para verelim ki' diye düşündüler. Bazılarıysa bunun çok güzel bir fikir olduğunu söyledi" dedi. Virginia Teknoloji'nin makine mühendisi Dr. Dennis Hong, bu teknolojinin günün birinde körlerin otomobil kullanmasını sağlamanın dışında, daha güvenli olmaları için konvansiyonel otomobillerde de kullanılabileceğini söyledi. Ford Escape marka otomobilin modifiye edilmesiyle hazırlanan otomobil, Daytona Uluslararası Sürat Pistinde ocak ayında görücüye çıkacak.       kaynak:bilisimcini.net   Devamı