Sağlıklı yaşam için ipuçları

2011-01-07 08:14:00

Telefondan ütüye kadar hayata dair bir çok tavsiye Diyetisyen Hülya Erem, sağlıklı yaşam için tavsiyelerde bulundu. Erem, "Telefonla konuşurken ayakta durun. Televizyon izlerken ütü yapın. Aracınızı süpermarketin otoparkının en uzak köşesine park edin" dedi. Basit fiziksel aktivitelerle kalp hastalığı, inme, diyabet ve osteoporoz gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskinin azaltılabileceğini belirten Erem, formda kalmak için atılacak bir sonraki adımın düzenli yürüyüş, bisiklet gezisi, dans ve yüzme gibi sporlar yapmak olduğunu söyledi. Erem, hareketsiz yaşamdan kurtulmak için şu öğütlerde bulundu: BASİT ÇÖZÜMLER Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin. Ev veya bahçe işlerine çok zaman ayırın. Telefonda konuşurken ayakta durun. Her gün yarım saat daha az televizyon izleyin. Televizyon izlerken ütü yapın. Kısa mesafelerde araba kullanmayın. Arabanızı alışveriş yapacağınız süper marketin otoparkının en uzak köşesine park edin. Merdivenleri birkaç kalori daha yakma fırsatı olarak görün. Ev işi yaparken kendinizi daha canlı hissetmeniz için, hareketli müzikler dinleyin. Çocuklarla oynarken daha aktif olun. TeleArkadaşlarınızla yemek-içme dışında, çeşitli aktiviteler için de bir araya gelin. Sizi aktif kılacak yeni bir hobi edinin. Bugün ... Devamı

Eğitimli insan kolay kolay bunamıyor

2011-01-05 20:30:00

  Bir yıl fazladan eğitim dahi bu hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde azaltıyor. Oysa dünyada 35 milyon kişi bunaklıktan muzdarip... İngiliz ve Finlandiyalı bilim adamlarının yaptığı araştırma, liseden sonra üniversite öğrenimi gören kişilerin, beyinde bunamayla bağlantılı değişikliklerden, öğrenim görmeyi bırakanlara oranla daha az etkilendiklerini gösterdi. Araştırma ekibinde yer alan Cambridge Üniversitesi'nden Hanna Keage, daha fazla eğitimin beyindeki hasarın iyileşmesiyle ilişkisi olmadığını, yalnızca daha fazla öğrenim görenlerin bu hasarla daha iyi başa çıktıklarını söyledi. Sonuçları Brain dergisinde yayımlanan, 872 yaşlının beyinlerinin incelendiği ve şahsi bilgilerinin kullanıldığı araştırmada ayrıca, her bir yıllık fazladan eğitimin bunama olasılığını yüzde 11 oranında azalttığı gözlendi. Araştırmanın sonuçları, çok sayıda ülkede nüfusun yaşlanması ve bunama vakalarının sayısının ciddi biçimde artmasından endişe edilmesinden ötürü önemli görülüyor. Dünyada 35 milyon kişi bunaklıktan muzdarip... Devamı

Uyku ve tarihçesi

2011-01-05 11:31:00

  Uyku ve rüyaya olan ilgi ilk çaglara kadar gitmektedir. Bir çok büyük düsünür, Aristo, Hipokrat, Freud ve Pavlov uyku ve rüyanin psikolojik ve fizyolojik temellerini açiklamaya çalismistir. Uykunun uyaniklikla, ölüm arasinda bir durum oldugu kabul edilmekle birlikte bugün uykunun aktif bir durum oldugu bilinmektedir. Uyku fizyolojisi konusunda ilk yayin "The Philosophy of Sleep" Iskoç bilim adami Robert MacNish tarafindan 1834''de yayinlanmistir. Uykunun aktif ve pasif oldugu yillarca tartisildiktan sonra bugün, uykunun aktif bir olay oldugu hizli göz hareketlerinin kesfiyle anlasilmistir. Uykunun aktif mi, yoksa pasif bir olay mi oldugu konusunda tartismalara J. Allan Hobson 1989''da yayinladigi Sleep adli kitapta açiklik getirmis ve kitabin ilk giris cümlesinde uyku konusunda son 60 yilda ögrendiklerimiz, 6000 yildir ögrendiklerimizden fazladir demistir. Nathaniel Kleitman 1920''li yillarda Chicago üniversitesinde uyku ve uykusuzluk konusunda bir çok çalismalar yapmis, uyku deprivasyonu konusunda bir çok önermelerde bulunmustur. Bu çalismalarini 1938''de yayinladigi Sleep and Wakefulness adli kitapta toplamistir. Beyin hücrelerinin elektriksel aktivite gösterdigi Luigi Galvini tarafindan hayvan çalismalarinda gösterilmistir. Daha sonra bu aktivitenin beyin hücreleri arasinda iletildigi Emil du Bois - Reymond ve Hermann von Helmholtz tarafindan gösterilmistir. Hans Berger 1928 yilinda insan beyninin elektriksel aktivitesini kaydetmis ve uyaniklikla uyku sirasinda olusan elektriksel aktivite farklarini göstermistir. Bundan sonra uyku konusunda çalismalar baslamistir. Gerçek anlamda uykuda gözlenen parametreler Harvard Üniversitesinden Harvey, Hobart, Davis ve digerleri tarafindan &cc... Devamı

2 uzmandan 2 süper reçete

2010-12-30 13:52:00

  Bu içecek ve yiyecekler size çok iyi gelecek! 2 ünlü uzmandan aldığımız tarifleri hazırlayarak, kendiniz ve aileniz için sağlıklı ve zinde bir yaşamın kapılarını aralayabilirsiniz. Time dergisinin dünyayı değiştiren 100 kişi arasında gösterdiği ünlü uzmanımız Prof. Dr. Mehmet Öz, geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısındaki önerileriyle yine çok konuşuldu. Tavsiyeleriyle her zaman ilgi çeken Doktor Öz, bu kez uzun yaşamak için herkese 'yeşil içeceği' tavsiye ediyordu. Doktor Öz'ün yeşil içecek reçetesi bize uzun, sağlıklı ve zinde bir yaşam için hazırlayabileceğimiz diğer tarifler hakkında da ilham verdi ve hemen ülkemizin en tanınmış beslenme uzmanlarına danışarak, favori içecek ve yiyecek karışımlarını istedik. İşte Prof. Dr. Mehmet Öz, beslenme uzmanları Dilara Koçak, Selahattin Dönmez ve Taylan Kümeli'den aldığımız tarifler: Prof. Dr. Mehmet Öz'ün önerisi: Yeşil içecek Neden öneriyor? Yeşil her şeyin anahtarıdır. Vücudun yeşil yiyeceklere çok ihtiyacı var. Örneğin, semizotu ve ıspanak gibi gıdaların mutlaka bol bol tüketilmesi gerekiyor. Semizotu; E vitamini ile hücrelerinizi kaplar. Ayrıca sağlıklı yağlar grubundan olan Omega 3 yağları bakımından son derece zengin bir sebze niteliği taşır. Ispanak ise B vitamini, demir ve daha farklı birçok iyi şeye sahiptir. Malzemeler - 1 demet ıspanak - Yarım demet maydanoz - 1 adet kereviz - ¼ çay kaşığı zencefil kökü - 2 salatalık - 2 yeşil elma - Yarım limon suyu Hazırlanışı: Ispanakları iyice yıkayın ve çiğ olarak blendıra atın. Salatalığı, kerevizi, maydanozu, zencefili ve limon suyunu da ekleyin. Bu karışımı tatlandırmak için, bir elmayı da ilave edin. Hepsini karıştırın... Devamı

Vücudun içten temizlenmesi: Su ve elma sirkesi Faydaları

2010-12-24 16:44:00

  Vücudun içten temizlenmesi, genel sağlık açısından büyük önem taşımaktadır. Elma sirkesi vücuttaki kirleri ve birikintileri eritiyor, su ise atar, elma sirkesinin ph (asit değeri) vücudun ph değeri ile aynı olduğundan kirleri eritirken, vücudun hücrelerine zarar vermez. Ayrıca günde en az 1,5 litre su içmek çok önemli, vücudun zehirlerinin ve ihtiyaç duymadığı fazla ve birikmiş maddelerinin atılmasını sağlar. Elma, ayrıca vitamin-mineral deposudur. Elma (malus domestıca) bitki özellikleri : Dünyamızda 5000′den fazla türü olan elma hakkında herhangi bir tanımlamaya hiç gerek yok. Damak tadınıza en uygun elma türünü seçebilirsiniz. Bileşim: su oranı %85, şeker %12, pektin, organik asitler, soda, fosfor, tanen, vitamin a, b1, b2, c, e, pp. Kullanım alanları ve biçimleri: elma, içerdiği organik asitler, soda ve fosforun yardımı ile beyni, karaciğeri ve mideyi çok olumlu etkiler. Kullanım biçimleri, taze meyve ve meyve suyu olarak sıralanabilir. Çiğ elma kabuğu yenerek bedendeki ürik asit azaltılabilir. Pişmiş elma ile yapılan kompresler yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır. Taze elma suyu ile yıkanan kırışık ve pörsük deri canlılık ve tazelik kazanır. Yatmadan önce yenen bir elma, rahat uyumaya yardımcı olur. Kabızlığa karşı pişmiş elmanın etkili olduğu bilinir. Gut, böbrek, mesane hastalıklarına ve hemoroite karşı uygulanacak bir elma küründen yararlı sonuçlar alınabilir. Deri dokuntulerine, gut ve romatizma rahatsızlıklarına karşı, taze elma suyu başarıyla kullanılabilir. Elma suyu, özellikle soğuk algınlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, yüksek ateşe ve iltihaplı hastalıklara karşı başarılıdır. Ama çok soğuk içilmemelidir. Elma suyu ayrıca, romatizmal böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, damar... Devamı

Dikkat!Bu ilaç piyasadan çekildi

2010-12-17 09:32:00

Sağlık Bakanlığı,"Cefaks 750mg IV/IM Enjektabl Toz İçeren Flakon" adlı antibiyotiğin bir serisi için geri çekme kararı aldı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, "Cefaks 750mg IV/IM Enjektabl Toz İçeren Flakon" adlı ilacın A0020 (Son kullanma tarihi 12.2011) seri numaralısına yapılan inceleme ve analiz sonuçlarına göre, uygun bulunmadığı için 2. sınıf B seviyesinde geri çekilmesine karar verdi.   Eczanelerin, ilaç depolarının ve sağlık kuruluşlarının söz konusu ilacın A0020 seri numaralı olanlarını en kısa sürede iade etmeleri istendi. Sefuroksim sefalosporin grubu bir antibiyotik olan Cefaks 750 mg. ağır veya yaşamı tehdit edici türdeki enfeksiyonlar ile bakteriyel enfeksiyonlara bağlı hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.       Devamı

Uzaktan kalp ameliyatı

2010-05-17 06:55:00

Geçmişte robotların beyin tümörlerini temizlediğini hatta bir ya da iki böbreğin birden naklini gerçekleştirdiğine tanık olduk. İngiltere Leicester’deki Glenfield Hastanesi geçtiğimiz günlerde bu alanda bir ilke imza attı. New Jersey Catheter Robotics tarafından üretilen Uzaktan Kateter Manipülasyon Sistemi’ni kullanan Dr. Andre Ng kateterlere eklenmiş olan elektrotları damarın içinden geçirerek kalbe yerleştirmeyi başardı. Hastayı görüntülemek için kullanılan X-Ray ışınları bu işlemi gerçekleştiren cerrahların karşılaştığı en büyük zorluklardan bir tanesi sayılabilir. Uzaktan gerçekleştirilen bu işlem sayesinde doktorlar da yorgunluk ve kümülatif radyasyon maruzu gibi sorunlardan uzak kalmış oluyor. Ng, Financial Times’a yaptığı açıklamada “Bağlantı güvenilir olduğu sürece bu operasyon dünyanın herhangi bir yerinden internet aracılığıyla gerçekleştirilebilir.” şeklinde konuştu. Siz hasta olsanız, kendinizi böyle bir yönteme emanet eder miydiniz?           Engadget: Basın Bülteni Financial Times     Devamı

Deri Hastalıkları İnsan Psikolojisini Etkiler Mi?

2010-05-09 11:11:00

İnsanlar arası ilişkilerde deri çok önemli bir yer tutar. Deri iletişim sistem­lerimizin önemli bir kısmını oluşturur. Herhangi bir yolla zedelenirse veya düzeni bozulursa “kötü mesajlar” iletilir. “İnsan ırkının zararsız ve sağlıklı bir bireyiyim” yerine hastalıklı bir deriden “Dikkat et bulaşır” mesajları ya­yılır. Deri hastalığı veya deformitesi olan hastalara, karşısındakiler iç güdü­sel olarak bir hoşlanmama ve güvenmeme duygusu besler. Deri hastalıkları büyük bir korku ve tiksinti uyandırır, muhtemelen bu durum insan gelişimi­nin başlangıç evrelerinden kalmadır. Çünkü insanlığın ilkel evrelerinde en-fekte derisi olan kişilerden uzak durmak yaşamsal bir avantaj getirirdi. İlginç olarak, belirgin bir deri hastalığına sahip olanlar görünümlerin­den çok rahatsız olur ve insanlarla ilişkilerden uzak durarak daha çok izo­le olurlar. Bu eğilimlerin tümüne “lepra kompleksi” denilir. İnsanların ga­rip bakışlarının yerine, hastalara güven verilmeli, protez, saç ve kozmetik kamuflajlar önerilmelidir. Yaygın ve görülebilen deri hastalığına sahip olanlar ile devamlı kaşın­tısı olan hastalar depresyona girer. Hoşgörü ile genel bir desteğe ihtiyaç­ları vardır. Ancak, bazılarında psikotropik ilaçlar ve psikiyatrik yardım gerekebilir. Psikoloji Deriyi Etkiler Mi? Hastalar tarafından sık sorulan bir soru da “Doktor, sinirimden mi?”. Ço­ğu zaman böyle bir soruya evet demek doğru değildir. Stresin tüm çeşitle­ri, kardiyovasküler, gastrointestinal ve deri hastalıkları dahil olmak üzere birçok hastalığı alevlendirebilir veya tetikleyebilir. Ancak, psikolojik rahatsızlıkların deri hastalığına neden olduğu konusunda çok az delil... Devamı