Allah'ım, dünyan ne güzel!

2011-04-04 09:33:00

  Hani insan, binlerce hayal kurar da, bir gün olsun o hayallerinden bir tekinin bile gerçekleşmediğini görünce nasıl üzülür az çok tahmin edebilirsiniz. Aksi de mümkündür. Bu defa da gördüklerinize bir türlü inanamazsınız. İşte ben de böylesine hülyalı duygularla doluyum bu sabah. “Yine bir rüya mı görüyorum acaba?” diye, gözlerimin önündeki güzelliğe bakıyorum, bir türlü inanamıyorum. Bu güzelliği seyretmek için, penceredeyim. Uykularımı kaçırıyor bu güzellikler. “Allah’ım, dünyan ne güzel” diyorum. Çimenlerin üstünde uçuşan bir çift beyaz kanat görünce, çocuklar gibi çığlık attım. Bu yemyeşil kırlara; uçan, konan, gezen ve gizlenen işte tam böyle ipek kanatlı çiçekler gerekliydi. Öyle de olmuş. Coşku büyük. Can gelmiş ovalara. Kıpır kıpır, her şey. Canlılık ve beyazlık hâkim buralarda. Uçuşlarındaki zarafet, seyreden gözler için bir ziyafet… İnsanın eliyle okşadığı güzellik sınırlı olsa da, gözüyle yakaladıkları, sayısız… Evimizin bahçesinde, diz boyu çimenler ve çiçekler arasında ters-yüz edilmiş ceketlerle kelebek avına çıktığımız, çocukluğumun o mis kokulu bahar sabahlarının hatırası, hafızamda saklıdır hâlâ. Hayatımız ümitle, neşeyle doluydu. Bugün, o eski ve mutlu günlerden biri gibi. İkinci kattaki evimin arka penceresine, çok değil iki metre mesafede bir çınar yavrusu var. Uzansam tutacağım nerdeyse. Gözlerimin hizasına yaklaşması için, tam bir karış kalmış. Bu çınar yavrusu, her daim bir gelişim içinde. Çaktırmadan büyüyor… Santim sant... Devamı

Andıkça Sen’i büyür hayalim

2011-05-12 09:32:00

  Bunca güzelliğin ve onca zenginliğin içinde, herkes gibi ben de ‘sevgi fakiriyim,’ diye yakınıp durmaktayım. Nefsim, söylenip duruyor: “Seni seven kim? Biri var mı ki, acaba seni düşünen?” diye delleniyor işte, susturamıyorum. Bari sen konuş, ey kalbim! Ne oldu bu bahar, ne oldu böyle? Duygularım söz dinlemiyor… Bir küçük el, kapımı tıklasa diyorum, bu bahar sabahlarının birinde. Kimin geldiğini bilmesem, yüzünü de görmesem. Bir avuç çiçekle bir çocuk, kapımda belirse, gülümsediğini hissetsem yeter. Elindeki bahar hediyelerini kokusundan tanısam, bu falan çiçek, şu filan filan çiçek diye tek tek ayırabilsem bu sevgi demetini. Bir farkında olabilsem… Küçük elin avuçlarında bir bahçeyi tuttuğunun. Kapıma kadar gelen baharla bir uyanabilsem bu rüyadan… Ama olmuyor işte, olmuyor bir türlü, kapım örtülü kaç bahardır. “Sorulmayı sorulmayı, adım neydi unuttum” diyen ozan gibi bencileyin de, bir an yaşamak, hayatı bir nefes gibi içime çekmek ve o nefes ile sevgimin ateşini tutuşturmak isterdim, ama olmadı. Bu bahar da olmadı… Olmadı, diye hüzünlendiğim bir sabah, penceremde kuşlar, rızkın kokusunu almışlar. Serptiğim küçük kırıntıları, neşeyle yiyip cıvıldaşıyorlar. İçlerinden biri, nöbetçi edasıyla çevreyi kolluyor. Arada bir başlarını uzatıp, camımı tıklıyorlar. Bir yandan rızıkları topluyor, bir yandan da sert zemine o küçük gagalarını ard arda vurup, keyif verici, ahenkli sesler çıkarıyorlar. Görülmeye değer. Neşeden çıldırmışlar. Yerlerinde duramıyorlar. Önce odamın önündeki küçük çınar ağacımın dallarına konuyorlar. G&... Devamı

Rabbim, Her Işine Hayretteyim

2011-07-12 09:32:00

            “Leziz taamları, güzel meyveleri, Cenâb-ı Hakk’ın ihsanı ve o Rahman-ı Rahim’in in’âmı cihetinde sevmek, Rahman ve Mün’im isimlerini sevmektir, hem mânevî bir şükürdür.” Sözler, Bediüzzaman Yemyeşil bahçemizdeki, üç dut ağacından en beyazının ve en ballısının altındayım. Var oluşun odak noktasındayım. Bir merak sardı bugün. Dut ağacının macerasını bir de kendinden duymalıyım dedim. Göz olup görmek, kulak olup dinlemek sevdasındayım. Sakın ola, susuyor sanmayın ağaçları. Bunu aklınızın ucundan bile geçirmeyin sakın. Yaprağıyla, çiçeğiyle, meyvesiyle coşup, konuşuyor ağaçlar. Dallarında şakıyan kuşlarla konuşuyorlar. Hem de ne konuşmak… Hayretteyim yine Rabbim. Bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş; Senin her işine, her dem hayretteyim. Bizim dut da bir zamanlar küçücük bir tohumdu. Ağaç olmak istedi Rabbinden, “Senin güzel isimlerinin nakışlarını kendimce, kendi kabiliyetimce göstereyim izin ver” dedi. Ve duâsı kabul olundu. Bu kadarla kalmadı, tohum ağaç oldu, ama ağacın duâsı hiç bitmedi. Bu defa da her bahar, yeşeren ellerini göklere doğru açıp, günler ve geceler boyu hiç aralıksız Rabbini zikretti durdu. Ona devamlı duâlar sundu. Sonunda duâları kabul olundu. Kıyamdan rükûa durdu. “Ağaç, meyvesi olunca başını aşağı salar,” derler, aynen böyle oldu. Ve meyveler olgunlaşmaya, o tatlı, bal gibi dutlar belirmeye başladı. Hem de yüzlercesi, yüz binlercesi birden görünüverdi dallarda. Gün be gün belirlenen hedefe doğru yürüdüler. Olması gereken büyüklüğe gelince de kokular süründü... Devamı

Sana Çıkacak Yollarda, Sen Tut Yüreğimin Ellerinden..!

2011-07-12 09:31:00

  Ya İlahi, bu yürek Senin için Sana yanmak ister.. Öyle yanayım ki.. Ya İlahi.. Sevdan geceleri uykumu bölsün, günün aydınlığında gafleti silsin.. Her hâl’de Seni arıyayım, her hâl’imle Seni bulayım.. Her kapının anahtarı Sende Ya İlahi.. Sana gelen tüm kapıları arala, sessizce süzülüp geleyim yanına.. Sana gelen yollarda beni nefs eline bırakma, Dostlarını yoldaş eyle yolculuğumda! Sen tut ki.. yüreğimin elinden, ayağıma çakıl ve taş deydiğinde, düşmeyim sendelemeyeyim.. Sana çıkacak yollarda, Sen tut yüreğimin ellerinden..! Emanetini sağlam ulaştırmayı nasip eyle.. Doğduğum gün verdiğin o tertemiz kalbi, aynı temizlikte emanet etmeyi nasip eyle.. Kirlerden pak eyle bu kalbimi, parçalamaya meyl eden faniliklerden uzak eyle..! Senin verdiğin gönül de, Sen’in ile geleyim Ya İlahi.. Yalan tutsaklıklara esir etme bedenimi, Üzerimde yalan ve yalnış hiç bir sevdanın izini bırakma, Gönlüme her gireni, bana Seni getirdiği için seveyim, Sana gelebilmek için sevileyim..! Gözeten Sensin her halimi.. Sen koru benliğimi.. Sana emanet ettim yüreğimi.. her halimi..! Dünya kuyusunda Yusuf (Aleyhisselam)’ın teslimiyetini ihsan eyle bu bedene, Yakub (Aleyhisselam)’ın, Yusuf (Aleyhisselam)’a hasreti gözyaşı oldu ömrüne, gözlerinden etti hasreti.. Sabır ile duâsı ile kavuşturdun hem Yusuf’una hem gören gözlerine.. Senin için akan gözyaşına talibim Ya İlahi.. Öyle yanayım ki.. Yüreğimi aşkına kurban eyle..! Gözümün yaşı ile sabredenler gibi kavuşmak nasip eyle..! Sana kavuşmanın adı ise ölüm.. ölümü sevdir bana, Soğuk deymesin şu dilime, en sıcak kelime olsun.. ... Devamı

Hz.Zeyneb'in Hutbesi

2011-07-12 09:29:00

  Kerbela ve Aşura olayları bittikten sonra kadınlar ve çocuklar esir edilerek şehirlerde dolaştırılıp Yezid’in zaferi kutlanıyordu. Esirler tüm bu işkencelerden sonra Şam şehrine, Yezid’in sarayına getirildiler ve orada insanlar toplanıp bu olayı izliyorlardı. Yezid, İbn-i Zebarî’nin şiirini okumaya başladı: “Keşke Bedir Savaşı’nda öldürülen kabilemin büyükleri olsalardı da, Hazrec kabilesinin, kılıçlarımızın inmesiyle nasıl inlediğini görselerdi! Görselerdi de bunun sevinciyle çığlık atarak, ‘Ey Yezid, ellerin dert görmesin!’ deselerdi! Biz, Benî Haşim büyüklerini öldürerek Bedir Savaşı’nın yerine (intikamı) hesap ettik. Ahmed’in yaptıklarından ötürü, onun oğullarından intikam almazsam, Hind oğullarından değilim.” Emir’ül-Müminin (a.s) kızı Zeyneb bunu duyunca yerinden kalktı. Allah’a hamd-ü senâ ve Resul’üne (s.a.a) salât-ü selâm ettikten sonra şu ayeti okudu: “Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.”[1] Ve şöyle devam etti: Ey Yezid, esir olarak şehir şehir dolaştırmakla bu geniş yeryüzünü ve bu fezayı bize dar ettiğini, bizi Allah katında hor ve zelil, kendini de yücelttiğini ve bu olayların da senin yüce makamından olduğunu mu sanırsın ki bundan ötürü çok övünür ve sevinirsin? Dünyanı abat ettiğin için çok mu mutlusun? Her şeyin istediğin gibi gerçekleşmesine ve saltanatı ele geçirmene çok mu sevinirsin? Yavaş ol, yavaş. Allah’ın, “O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz ... Devamı

Kapalıçarşı 550 yıldır İstanbul'a hayat veriyor

2011-07-12 09:24:00

Dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezi Kapalı Çarşı, 550 yıldır İstanbul'a hayat veriyor.  Kapalı Çarşı Esnafları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Fırat, İstanbul'a gelen turistlerin Sultanahmet Camisi ve Ayasofya Müzesi'nden sonra üçüncü uğrak yeri olan tarihi çarşıyı, yaz aylarında günde ortalama 400 bini yabancı olmak üzere 500 bin kişinin ziyaret ettiğini söyledi.  Kapalı Çarşı'nın tarihi, kültürel ve ticari bir merkez olma özelliğinden dolayı kente gelen turistlerin yüzde 70'inin uğrak yeri olduğunu bildiren Fırat, çarşıda, halıdan deriye, gümüş, altın, tekstil ürünlerinden, hediyelik eşyaya, mermer, çanta, kilim ve kumaş'a kadar 97 iş koluna ait ürünlerin satışının yapıldığını kaydetti.  Kış aylarında ziyaretçi sayısının 250 binlere düştüğünü, düğün sezonu ve okulların açıldığı dönemde çarşıdaki yerli ziyaretçi sayısında artış görüldüğünü ve ağırlıklı olarak ziynet eşyalarının satın alındığını belirten Fırat, kentte AVM'lerin hızla artması ve ulaşım problemleri nedeniyle çarşıdaki yerli ziyaretçi sayısının günden günü düştüğünü ifade etti.  Yabancı ziyaretçilerin alışveriş alışkanlıklarının ise mevsime göre değişkenlik gösterdiğini anlatan Fırat, Paskalya tatili ile birlikte nisan ve mayıs aylarında çarşı sezonunun açıldığını ve gelenlerin ağırlıklı olarak pırlanta, turistik eşya ve halı tercihleriyle çarşı esnafının yüzünü güldürdüğünü kaydetti.  Yılın temmuz, ağustos ve eylül aylarında ise gemilerle gelen turistlerin çarşıda alışveriş yaptığını belirten Fırat, ziyaretçilerin ağırlıklı olarak turistik ... Devamı

Boşanmalar azalsın diye evlilik okulu kurdular

2011-07-12 09:22:00

Gaziantep'te Şahinbey Belediyesi, artan boşanmaların önüne geçebilmek için evlilik okulu kurdu. Belediye bünyesinde kurulan okulda Zirve Üniversitesi'nden uzmanlar yeni evleneceklere ve evlenen çiftlere evliliğin altın kurallarını anlatıyor.  Şahinbey Belediyesi öncülüğünde Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, Zirve Üniversitesi, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Müftülüğü ve Milli Eğitim Şahinbey Rehberlik Araştırma Merkezi olmak üzere 5 kurumun destek verdiği 'Evlilik Okulu'nda yeni evlenecek çiftlerin bilgi eksikliğinin giderilmesi yuvanın korunması için yapılması gerekenler anlatılıyor. Her hafta sonu düzenli olarak Şahinbey Kültür Merkezi'nde yapılan programlarda Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Nildem Sancaktar ve Hemşire Aliye Gündeş, Aile Planlaması, Gebelik ve Anne sütü konularında bilgi veriyor. Seminerlere ortalama 140 kişi katılıyor.  EŞ SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ  Evlilikte eş seçimi kadar aile planlamasının da önemli olduğunu kaydeden Dr. Nildem Sancaktar, evliliğin ilk yıllarında biraz dikkatli olunması gerektiğini ve ilk çocuğun dünyaya gelmesinde dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Hamilelik döneminde anne sağlığının çok önemli olduğunu ifade eden Sancaktar, "Anne adaylarının hamilelik döneminde kesinlikle sigara içmemesi gerekmektedir. Sürekli temiz havada bulunmak ve sağlık kontrollerini düzenli bir şekilde yaptırmak gerekmektedir. Aşılarını düzenli bir şekilde yaptırmalıdır. Bunlardan en önemlisi tetanos aşısıdır. Hamileliğin beşinci veya altı aylarında mutlaka yapılmalıdır. Doğum sonrası başta hepatit B aşısı olmak üzere bebeğinizin tüm aşılarını mutlaka yaptırın. Güzel ve sorunsuz bir yaşam içi... Devamı

Stres, doğru nefes alınarak azaltılabiliyor

2011-07-12 09:20:00

İş yaşamı, maddi sıkıntılar ya da özel ilişkilerden kaynaklanan olumsuzların oluşturduğu stres, doğru nefes alınarak azaltılabiliyor.  Uzmanlar, çoğu insanın stres altındayken nefes almayı unuttuğunu ve bedenine büyük zarar verdiğini belirterek, tekniğine uygun nefes alınarak stresten uzaklaşmanın mümkün olduğunu ifade ediyor.  Psikolojik Danışman Dolunay Kadıoğlu, günümüzde en çok yaşanan sorunlardan biri olan stresin pek çok hastalığı tetiklediğini, yaşam kalitesini bozduğunu söyledi.  Stresin, "insanın dengesini bozan ya da dengesini tehdit eden her türlü bilişsel, duygusal, bedensel ve davranışsal etkilerin bütünü" olarak tanımlayan Kadıoğlu, baş ağrısı, diş gıcırdatma, uyku ve yeme düzensizlikleri, saç dökülmesi, kararsızlık, kaygı, öfke patlamaları, depresyon, cinsel sorunlar, isteksizlik, konsantrasyon güçlüğü, hafıza zayıflığı, mizah anlayışı kaybı, iş verimsizliği, sabit fikirler, insanlara güvensizlik, insan ilişkilerinde sorunlar yaşamak gibi durumların stresin belirtileri olduğunu söyledi.  Kadıoğlu, kişinin strese sokan durumlar ile kendisini tanımasıyla birlikte stresle başa çıkmanın kolaylaşacağını dile getirdi. "Vücudun, hayatta kalmak için belli bir dozda strese ihtiyaç duyduğunu" ifade eden Kadıoğlu, bunun olumlu stres olduğunu ve iş, okul ve ilişki başarısını pozitif etkilediğini belirtti. Kadıoğlu, olumlu stresin motivasyonu da etkilediğini ve konsantrasyonu arttırdığını vurguladı.  Günlük yaşamda strese sebep olacak birçok iç ve dış etmenin bulunduğunu belirten Kadıoğlu, stresi tetikleyen unsurlar içinde iş hayatı ve yaşamdaki ani değişimlerin, ilişkilerdeki olumsuzlukların ve finansal sorunların ilk sıralarda yer aldığını vurguladı.  Kadıoğlu, trafik, aşırı yoğunluk, aile ve &c... Devamı

Başarı İçin Hilal Taktiğini Uygulayın

2011-07-12 09:09:00

Gelişmeye odaklanmak bir yerde fayda sağlarken bir diğer yandan da sürekli yetersizlik hissini yüzümüze vuruyor. Kişisel gelişim furyasının bu kadar başarılı olmasının altında yatan sebep de budur.   Yetersizlik hissi baş gösterdiğinde şunu düşünün: eskiden başarı elde etmiş kişiler bir çok stratejiyi araştırma raporları okuyarak geliştirmediler. Düşündüler, yarattılar, denediler. Bazen kazandılar, bazen kaybettiler.   Örneğin, iş yaşantınızda başarılı olmak istiyorsanız, Malazgirt Savaşında kullanılan “Hilal Taktiğine” bir kulak verin. Burada askeri stratejinin nasıl olduğundan bahsedecek değilim: bu teknikten yola çıkarak başarılı bir iletişim stratejisinin nasıl olabileceği üzerinde duracağım.     Hilal taktiğini çalışma ortamında nasıl kullanabiliriz?   Hilal taktiği, Alparsalan’ın ordularının düşmanı bir hilal şeklinde hareket ederek pusuya düşürmesi anlamına geliyor. Yani, askerler hucüma geçtiğinde önce ortadan sonra sağdan ve soldan hareket ederek ilerleniyor. Kuşatma sırasında hilal şeklinden düşmanı kıstıracak “yuvarlak” şekle hiç geçilmiyor. Askerler düşmanı ortaya alıp yuvarlağa almıyorlar kapıyı aralık bırakıyorlar. Bu taktik, düşmana sürekli kaçabileceği bir kapı bırakıyor. Böylece düşmana tek bir kaçış yönü bırakırken, kafalarını da psikolojik olarak karıştırmış oluyor. Kaçsam mı yoksa savaşmaya devam mı etsem düşüncesi onları affallatıyor. Bu sürede Alparslan’da ileri doğru tüm güç hareket edebiliyor.   Iletişim kurarken eğer karşınızda ki kişiyi köşeye sıkıştırırsanız, yani yuvarlak içine alırsanız, konuştuğunuz kişinin size köpürmesini engelleyemezsiniz. Geri bildirim verirken, bir proje ko... Devamı

Uyduruk İş İlanlarının Farkında Mısınız?

2011-07-12 09:05:00

Kriz dönemlerinde şirketlerin, headhunter’ların yoğunlaştırdığı bir durum var. O da olmayan işler için iş ilanı vermek! Bunun birkaç sebebi olabilir. Bir, şirketin itibarını koruduğunu savunuyor olmaları. Ikincisi de database’lerine CV toplama istekleri. Ben bu sebebin daha kuvvetli olduğunu düşünüyorum.   Sabah Gazetesi İş’te İnsan eki bu konuyla ilgili bir çalışma yapmış. İnsan kaynakları danışmanı M. Cemil Özden, ilanlarda belirtilen eleman arayışının gerçeği yansıtmadığını açıklamış. Türkiye’de bu uygulamanın doruk noktasına ulaştığını belirten Özden, günümüzde de farklı ölçeklerde ve çeşitli sektörlerden firmaların özellikle İnternet üzerinden verdikleri ilanlarda bu uygulamaya yer verdiklerini söylüyor. Özden bu duruma farklı sebepler de sıralamış.   “İş görüşmesine neden çağrılmıyorum. CV’im mükemmel hazırlandı, yetkinliklerim ve yeteneklerim pozisyona uyuyor. Neden kimse aramıyor?” diyorsanız, belki de bir sebebi verilen ilanların gerçek olmamasıdır. Eğer “en değerli varlığımız insanlarımız” diyen Insan Kaynakları’nın değer anlayışı bu şekildeyse, belki şirketlere olan duygusal bağınızı gözden geçirmenizde fayda var. Bu yüzden sizlere önerim şirkete bağlılık yerine, şirket hedeflerine bağlı olmanız yönündedir.       Kaynak:http://kariyeryolculugu.com/blog Devamı

Epiktetos'dan Anlamlı Sözler

2011-07-12 08:58:00

  Tanrı beni fakirliğe, sefalet ve esarete terk ediyorsa bunu bana düşman olduğu için yapmıyor. Zira bir efendi, sadık bir hizmetçisinden niçin nefret etsin Dolayısıyla bu düşmanlıktan kaynaklanmıyor, ihmalkârlıktan da kaynaklanmaz. Çünkü Tanrı en ufak bir şeyi bile ihmal etmez. Öyleyse şöyle seslen kendine: “Tanrı beni imtihan ediyor, benim iyi bir asker, iyi bir vatandaş olup olmayacağımı anlamak istiyor, hal ve hareketlerimle insanlar arasında kendisinin varlığına tanıklık etmemi diliyor.”   Allah, bütün insanları mesut olmaları için yaratmıştır; bedbaht oluyorlarsa kendi hataları yüzünden oluyorlar.     Epiktetos yirmi asır önce demiştir ki: “Kader önünde sonunda şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder. Ektiğini biçer.   Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz. Bunu bilen adam karsılaştığı aksiliklere şaşmaz. Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir.”   Düşmanlarınızı düşünmek için ayıracağınız bir dakika bile düşmanlarınızdan daha değerlidir. Nefret ve intikam hissi size büyük zararlar verir.   Aristo söyle diyor: “İdeal insan iyilik yapmaktan zevk alır. Kendisine iyilik yapılırsa mahcubiyet duyar. Çünkü iyilik yapmak üstünlük işareti, bir iyiliğe muhtaç duruma düşmek zaaf işaretidir.”   Karsılaşacağımız nankörlükten dolayı üzülmemek için hazırlıklı olalım. Karşılık beklemeden iyi... Devamı

Tarihte İz Bırakan Sözler

2011-07-12 08:54:00

Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım. (Necip Fazıl Kısakürek) İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. (Montaigne) Mal kaybeden, bir şey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmistir. (Goethe) Herşeyi bildiğini sanma! gerçekte çok bilgili olsanda kendine Cahilim diyebilecek cesaretin olmalı. (Ivan Pavlov) Akıllı olmak da bir şey degil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır. (Descartes) Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür. (Aristo) Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir. (Oscar Wilde) Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız. (Cenap Şahabettin) Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir. (Tolstoy) Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol. (Dale Carnegie) Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir. (Balzac) Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış. (Corneille) Dostuna da düşmanına da yardım et. Çünkü o zaman,dostunla daha yakın dost, Düşmanınla da dost olursun. (Cledbul) Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim. (Goethe) Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. (Don Herold) İyimser kişi, yaranın üstünde artık kabuk, kötümser kişi ise kabuğun altında yine yara görür. (Shakespeare) Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir. İyilik, sebep ve netice zincirinin dışındadır (Tolstoy) Sana yapılan haksızlıkları toza, iyilikleri mermere y... Devamı

Banyo Düzeni-Modern Raf Tasarım ve Modelleri

2011-07-11 13:46:00

              Devamı

İsra ve Miraç

2011-07-10 20:26:00

İsra Suresi  Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.  1. Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.  Necm Suresi  1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki;  2. Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı.  3. O,arzusuna göre de konuşmaz.  4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.  5. Çünkü onu güçlü kuvvetli biri (Cebrail) öğretti.  6. Ve üstün yaratılışlı(melek), doğruldu:  7. Kendisi en yüksek ufukta iken.  8. Sonra (Muhammed'e) yaklaştı,(yere doğru)sarktı.  9. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.  10. Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.  11. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.  12. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?  13. Andolsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,  14. Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında .  15. Cennetü'l-Me'vâ da onun yanındadır.  16. Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.  17. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.  18. Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü. ... Devamı

Kibir, Sonu Cehennemde Bitecek Olan Bir Hastalıktır

2011-07-10 20:20:00

Şeytanın en belirgin özelliklerinden biri kibiridir. Kendisini daha üstün gördüğü için, kibirinden dolayı Adem’e secde etmemiştir.  (Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Araf Suresi -12)  Şeytanın kuklası olarak yaşayan insanlar da, iman edenleri düşük akıllı gördükleri için, onlarla aynı konumda olmak istemez ve inandığını söylese de Allah’a secde edemezler.  Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir; ama bilmezler. (Bakara Suresi - 13)  Allah’ın kendilerine lütfettiği güzelliği, zenginliği, başarıyı, kariyeri ve daha pek çok özelliği kendilerinden bilirler. Bütün bu nimetler için Allah’a şükretmek akıllarına dahi gelmez.  Toplum içinde bütün bu özellikleri ile hava atarken, bedenlerindeki acizlikleri bir an bile düşünmezler. Oysa kendileri de bütün insanlar gibi, gün boyu bedenindeki eksiklikleri gidermek için mesai harcarlar. Tuvalette geçirdikleri anları çok çabuk unuturlar. Yıkanmadıklarında ter koktuklarını, sabahları nefeslerinin koktuğunu, gözleriyle görmedikleri bir virüsün kendilerini ne hale getirdiğini…  Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin. (İsra Suresi – 37)  İnsanların çoğu, televizyon ekranlarında gördükleri şarkıcılara, oyunculara, mankenlere hayranlık duyar ve onlar gibi o... Devamı

Türklerle İlgili Hadisler!

2011-07-10 20:11:00

Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, Allah Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onlarında kendisini seveceği bir kavim getirir ki; Onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiçbir kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın lütfu inayetidir ki, onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir. (Maide suresi:54)  Bu ayet-i kerimenin, başta Vani Mehmed Efendi, Elmalılı Hamdi Yazır, Ömer Nasuhi Bilmen, Bediüzzaman Said-i Nursi ve Celal Yıldırım Hoca başta olmak üzere bir çok İslam alim ve mütefessire göre Türkler’i işaret ettiği kabul edilmektedir.  • Kaşgarlı Mahmut Divanı Lügat-it Türk isimli eserinde Buhara ve Nişabur hadis imamlarından şu hadis-i kutsi’yi rivayet etmektedir: “Ulu ve Aziz olan Allah diyor ki; Benim Türk ismini verdiğim ve doğuda yerleştirdiğim bir takım askerim vardır ki, her hangi bir kavme karşı gazaba gelecek olursam o Türk askerimi işte o kavmin üstüne saldırtırım.” (Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk, C.1., 294 –1333 İst basımı)  • Kostantiyye (İstanbul) mutlaka feth olunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır ve o asker ne güzel askerdir. Buhari (et-Trah-ul Kebir, cilt 1, kısım 2, sayfa: 81) Ahmed bin Hanbel (Müsned IV/42, kahire 1313) El-Hakim (el-Müstedrek IV/42-422, Haydarabat 1335)  • Türk dilini öğreniniz, çünkü Türlerin çok uzun sürecek bir hâkimiyetleri vardır. (Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk, C.1.,s:3 –1333 İst basımı)  • Benim ümmetimi öyle bir kavim sürüp, kovalayacaktır ki; onların yüzleri (yuvarlak ve) enli, gözleri (çekik ve) küçük, ç... Devamı

Anlayarak Secde Etmek İçin

2011-07-10 19:57:00

Namaz tesbihatlarının anlamı "Allahu Ekber" Anlamı:  Allah en büyüktür. "Sübhane Rabbiyel Azim" Anlamı:  Ey büyük Rabb'ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. "Semiallahulimen hamideh" Anlamı:  Allah kendisine hamd edenleri işitti. "Rabbena leke'l-hamd" Anlamı:  Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır. "Sübhane Rabbiye'l-ala" Anlamı:  Ey Yüce Rabb'ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. "Esselamu aleykum ve rahmetullah" Anlamı:  Allah'ın selamı üzerinize olsun "Allahümme ente's-selamu ve minke's-selam tebarek-te ya-zel celali vel ikram" Anlamı:  Allah'ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah'ım! Senin şanın çok yücedir. "Ala Resulina Muhammedin salavat" Anlamı:  Salat Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)'in üzerine olsun "Subhanallahi ve'l-hamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim" Anlamı:  Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah'adır. Allah'tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah'tan başkasında güç ve kudret yoktur. "Subhanallah" Anlamı:  Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. "Elhamdülillah" Anlamı:  Hamd Allah'adır. "Lailahe illallahu vahdehula şerikeleh lehül mülkü velehül hamdüala külli vehüve şey'in kadir" Anlamı:  Eşsiz olan ve ortağı olmayan Allah'tan başka ilah yoktur. Hükümranlık Onundur, hamd Onadır ve O her şeye güç yetirendir. "Subhane Rabbiye'l-aliyyi'l-... Devamı

Hazır Kıymadan Uzak Dur!

2011-07-10 19:43:00

  HAZIR KIYMA ALMAYALIM! Hazır kıymada hayvan yemi bile var! İstanbul’da hazır kıyma konusunda yapılan çalışmalaraVefader olarak bizde katılmış ve çarpıcı sonuçlara şahit olmuştuk. Bir zaman İzmir’de domuz kıymasından yapılan çiğ köfteyi yiyenlerin zehirlenme haberleri yayıldı, bir zaman bazı, şekerlemelerde, ilaç kapsüllerinde domuz jelâtinin kullanıldığı haberleri yayıldı, bir zaman renksiz ve boyalı gazozlarda alkol olduğu ortaya çıktı. Skandal olaylar böylece sürüp gidiyor. Bugünlerde de marketlerde satılan Hazır Kıymalarla ilgili GIDA TERÖRÜ haberleri medyada yayınlanıyor. İşte bu skandal haber: “Gözümün Önünde Kıymamı Hazırlayan Kasabımı Geri İstiyorum Projesi” kapsamında İstanbul’dan toplanan örneklerin analizi tüyler ürperten gerçeği ortaya çıkardı. Sivil toplum kuruluşlarınca başlatılan “Gözümün Önünde Kıymamı Hazırlayan Kasabımı Geri İstiyorum Projesi” kapsamında İstanbul’da çeşitli market ve kasaplardan toplanan 127 hazır kıyma örneğinin laboratuar sonuçları tehlikeyi gözler önüne serdi. İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası, Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği ve Tüketiciler Birliği, yaptıkları araştırmayla ilgili dün İstanbul Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nde basın toplantısı düzenledi. Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği Başkanı Dr. Can Demir, incelenen hazır kıymaların içinde kemik, tavuk sakatatları, antibiyotik ve hayvan yemlerinin yanı sıra renk vermek için havuç bulunduğunu söyledi. Mevzuata göre hazır kıymanın satışının yasak olduğunu belirten Demir, “Hazır kıymanın muhafaza koşulları bakımından yüzde 75’inin, hastalık ve zehirlenme etkenleri bakımından da yüzde 38&rsquo... Devamı

Fransa Doğasından Büyüleyici Görüntüler

2011-07-10 17:30:00

                                    ... Devamı