Gıybet Zinadan 36 Defa Daha Şiddetlidir!

2011-07-09 17:28:00
Gıybet Zinadan 36 Defa Daha Şiddetlidir! |  görsel 1

  Câbir ve Ebû Said radıyallahu anh naklediyor “Rasûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Gıybetten sakınınız!.. Zirâ gıybet zinâdan daha şiddetlidir!.. Çünki zinâ eden kimse tevbe eder, Allâh da afveder. Fakat gıybet eden, gıybeti yapılan afvedinceye kadar, afvedilmez!.. (Gazalî-İhya) Devamı

Gıybet

2011-07-09 16:59:00

  Fikrin değil, kişinin dedikodusu olur!. Akıllı insan, ilmi ve aklı kadarıyla fikrin eleştirisini yapar!. Kişinin eleştirisi olan gıybet, yalnızca, edenini değil dinleyeni de kozasına hapseder ve dahi kozasını kalınlaştırır!. Kişiye saygısı olmayanın Allah’a da saygısı olmaz! “Seyr”i elde edememiş veya elinden kaçırmış olanın tek meşgalesi, dedikodu olur! Dünyada insanın niye varolmuş olduğunu fark edemeyenler, günlerini Allah’ı tanıma ve erme ilmiyle değil, birbirleriyle çekişmeyle tüketirler!. Her gününü, sana ebedî hayatında yararlı olacak yeni bir ilim öğrenerek değerlendiremiyorsan, ancak perdeni kalınlaştırmakla meşgulsün, demektir. Devamı

Hadis Arama Motoru: E-Hadis

2011-07-09 00:25:00

  İlmin ve fennin baş döndürücü bir hızda yayıldığı zamanımızda, Müslümanların da en temel imanî bilgilerekolayca ulaşabilmesini misyon edinen bizler, hadis alanında bu eksiği görüp, Ümmeti Muhammed için -salât ve selam üzerine olsun- bu alanda hizmet edebilir miyiz diye düşündük. Arama Motorlarının web siteleri için önemi tartışılmayacak hale geldi. Ama her türlü serbestliği ve başıboşluğu sağlamasıyla internet, insanların gerçekten aradığı şeye ulaşma yolunda engel olabiliyor. Dikkat dağıtıcı unsurlar, her yerden fırlayan reklamlar, "kopyala-yapıştır" web siteleri, asla amaç edinmemiş ve sonu gelmeyen tartışmalar, asıl amacı bilgiye ve ilme ulaşmak olan insanın en kolay rastlayabileceği engellerdir. Ne de olsa birer "motor" olan arama motorları, her ne kadar en doğru ve özgün bilgiyi insanlara ulaştırma adına gelişiyorsa da, hadislere özel önem atfetmesini beklemek, fazla hayalperestlik oluyor. İşte tam bu noktada, e-hadis olarak, hadisleri insanlara en kolay ve isabetli bir şekilde sunmak için çalıştık. Niyetimiz, sadece ümmete hizmettir. Hadis aliminden, hadislerle yeni tanışan mü'minlere, Müslümanından gayrimuslimine, herkesin çalışmamızdan faydalanmasını diledik. Sitemizdeki temel veri kaynağı olan Kütubu Sitte hadislerini Türkçe'ye kazandıran merhum Prof. Dr. İbrahim Canan hocamıza Rabbimizden mağfiret ve onu cennet ile mükafatlandırmasını dileriz. Çaba bizden, takdir Allahtandır. Yüce Rabbimizden, bizleri ümmete hizmet yolunda birer nefer kılmasını diler, çalışmalarımızın karşılığını ancak ve ancak kendisinden bekleriz.     Siteye göz atın:  ... Devamı

Müslüman İlim Adamlarından Bizlere Miras 1001 İcat

2011-07-09 00:20:00

  Günümüzde her ne kadar tam tersi bir durum söz konusu olsa da geçtiğimiz yüzyıllarda İslam medeniyeti bilimi üretim piyasaya süren fabrika görevini üstlenmişti. Bu günleri hatırlatmak ve Müslüman âlimlerin insanlığa yaptığı hizmetleri dünyaya göstermek adına geçtiğimiz aylarda piyasaya güzel bir eser çıktı. Prof. Dr. Salim El Hassani’nin başkanlığını yaptığı Bilim Teknoloji ve Medeniyet Vakfı tarafından çeşitli ülkelerden birçok akademisyenin katılımıyla hazırlanan, “1001 Inventions Book” adı ve “Dünyamızdaki Müslüman mirasını keşfedin” sloganıyla piyasaya çıkan kitabının ana sayfasını buradan ziyaret edebilirsiniz. Bu değerli eser; Ev, Okul,Pazar, Hastane, Şehir, dünya, evren konseptlerine ayrılmış ve bu alanlardaki icatlar ile bu icatları gerçekleştiren ilim adamlarından bahsediyor. Kitaptan başka, konuyla alakalı özel üretilmiş posterleri Buradan sipariş edebilirsiniz. Yalnız Posterler Biraz pahalı duruyor. Ama içimizde bu konuların meraklıları olabilir.Şurada ise kitabın, öğretmenler için hazırlanmış demo sayfalarını ücretsizce indirip inceleyebilirsiniz. Biraz önbilgi olması açısından Kitapta yer alan mucitler ve buluşlarından dört örnek: İbni Yunus:(?-1009) Galile’den önce sarkacı buldu. İbnünnefis:(1210-1288) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü İslam alimi.  İbni Cessar:(?- 1009) Cüzzam hastalığının sebeb ve tedavilerini 900 sene önce açıklayan müslüman tabip. İbni Karaka:(?- 1100) Dokuzyüz yıl önce torna tezgahı yapan bilgin. Son olarak, konumuzla alakalı, yukarıdaki kitap ve organizasyondan bağımsız olarak bildirm... Devamı

İslam Tefekkürünü Şekillendiren 10 İlahiyatçı

2011-07-09 00:18:00

  Bu kez listemizde, İslam dünyasının yetiştirdiği büyük mütefekkirlerden bahsedeceğiz. Mücadeleleri, yazdıkları, anlattıkları yaşadıklarıyla Müslümanlara yol gösteren, çağlar boyu unutulmayacak on din adamı listemizin konusu bugün.Listeyi oluştururken, yine asrısaadet, hulefa-i reşidin, tabiin ve tebe-i tabiun dönemlerini değerlendirme dışı tutalım dedik. Aksi halde listemiz sadece bu andığımız çağlardan oluşacaktı. Çeşitliliği sağlamak adına böyle bir yola gittik kısacası. Aşağıdaki listeyi oluştururken göz önünde tuttuğumuz kıstaslardan biri de âlimin günümüzde en az bir yazılı eseri ulaşmış oluşudur. Diğer bir kıstas da yazımızın başlığından da anlaşıldığı gibi, mezkûr ilahiyatçıların yaşamları boyunca şekillendirdiği felsefelerini günümüze kadar ulaştırmış olmasıydı. Listemiz Şöyle: 1. Ebu Mansur El Maturidi (863–944): Akaid yönünden Sünnilerin (ehlisünnet ve cemaat’in) geneli tarafından kabul gören maturidiye mezhebinin temellerini atan islam kelam ve fıkıh bilgini. Dinin öğrenilmesinde akıl ve nakil’in kullanılması gerektiğini söyler. Dinde zorlama yoktur prensibini benimser. İmam’ul Hüda, alem’ul Hüda gibi lakapları vardır. Selefiye ve mutezile’den ayrılan ve orta bir noktada oluşan düşüncülerine bugün de itibar edilmektedir. 2. İmam Gazali: (1056–1111): Huccetül İslam (islamın kanıtı) ve Zeynüddin (dinin ziyneti, süsü) lakaplı İmam Gazali’nin bu din ve ümmet için yaptıklarını saymakla bitmez. Hayatı boyunca ilime ve tefekküre önem vermiş, ardında binlerce sayfadan oluşan onlarca eser bırakmıştır. “İhya u ulum iddin” adlı eseri, İslam adına yazılmış en büyük eserlerden biridir. İslamı, Batınilikten ko... Devamı

Bu haftanın cuma kartları-Hayırlı Cumalar

2011-07-08 07:10:00
Bu haftanın cuma kartları-Hayırlı Cumalar |  görsel 1
Bu haftanın cuma kartları-Hayırlı Cumalar |  görsel 2
Bu haftanın cuma kartları-Hayırlı Cumalar |  görsel 3

Hayırlı Cumalar Devamı

Maneviyatın Yükselişi

2011-07-08 06:03:00

  Geo Dergisi 2008 yılı Aralık ayında yayınladığı 36. sayısını, “İnsan Neden İnanır?” kapak konusu ile maneviyata ayırdı. Derginin Editörü Melih Kalfa maneviyatın önlenemez yükselişi konusunda bakın neler söylüyor: “Geçtiğimiz yüzyılda pek çok sosyolog, modern toplumlarda inancın gitgide zayıflayacağı, siyasi ve kültürel ağırlığının zamanla kaybolacağı tezini savunuyordu. Bugün çevremize baktığımızda, bunun doğru olmadığını görmek için uzman olmak gerekmiyor. Tersine, 30-40 yıl öncesine kıyasla çok daha inanç yoğun bir dünyada yaşıyoruz. Latin Amerika’da, Kuzey ve Güney Kore’de, Çin’de Hıristiyanların, başta Asya olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde Müslümanların sayısı hızla artıyor. Batılı, laik toplumlarda durum farklı değil. Büyük dinlerin çatısı altına girmeyenler, neredeyse köşe başlarında sunulan bir Uzakdoğu öğretisi yorumunu hayatına katarak tinsel bir boşluğu doldurmaya çalışıyor.  Geniş kesimlerden insanlar, laik, akıl merkezliliğin salık verdiği evrensel doğrulara inat, kendi başlarına “enerjilerle” ilişki kurmanın yollarını arıyor. Boş zamanını, olağan hayatından daha esaslı şeylere dokunabileceğini vaat eden kurslarda, toplantılarda geçiriyor. Hatta din serbestîsinin olduğu demokratik ülkelerde, çağın insanı farklı inanç sistemlerini veritüelleri harmanlayarak kendi dinî potpurisini oluşturma eğiliminde. Hem Müslüman, hem biraz Zen Budist olup şık bir Noel ayinine katılmak artık tuhaf karşılanmıyor. Size de tanıdık geliyor mu? Tarihten daha eski olan bu sorunun yanıtını vermek kolay değil elbette. Aydınlanmanın ünlü düşünürlerinden Voltaire meselenin özüne hayli yaklaşmıştı belki de. “... Devamı

İkna Arayışında Olanlara Cevaplar(1)

2011-07-07 20:39:00

Yurtdışında yaşayan ve yaşadığı ortamın giyim kuşamı ile farklılık arzeden hemen herkes o toplumda göze çarpar; Hintli bir bayan Sari’si ile Avrupa sokaklarında ya da Afganlı bir bayan Burka’sıyla NewYork’ta ya da beyaz adam Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında…Kadın veya erkek olmanız önemli değil, farklıysanız kural değişmez: Hepsi de kendisine alışkın olmayan gözler için dikkat çekicidir. Biz de Amerika’da yaşayan “Örtülü Müslüman Bayanlar” olarak günlük hayatımızda tesettürümüzden dolayı çevremizdeki insanlardan gerek bakışlarla, gerekse sözlü olarak çeşitli sorulara, yorum ve eleştirilere maruz kalıyoruz elbette. İnanamayacaksınız belki ama bazı sorular küçük çocukları bile güldürecek nitelikte olabiliyor. Mesela “Bu başındaki ile mi uyuyorsun?” yada daha komiği “Yıkanırkende mi çıkarmıyorsun?” gibi.. Soruların komikliğinden çok, bize yöneltilmiş olmalarının bizler için çok önemli birer fırsat olduğunun bilincindeyiz. Bu bilinçle bir grup arkadaş kafa kafaya verip, şimdiye kadar bize yöneltilmiş bu soruları derleyip toparlamaya karar verdik. Her birine, yerinde, güzel, anlamlı, bilgilendirici ve belki de düşündürücü cevaplar vermeye ve böylece de bizden sonra bu sorulara muhatap olmaya devam eden kardeşlerimize az da olsa nasıl cevap vermemiz gerektiği konusunda bir rehber olmaya niyet ettik Allah’ın izniyle. Bizim burada asıl ele almak istediğimiz sorular, sadece medyanın yarattığı yarım yamalak hatta yanlış bir imajla, İslam ve Müslümanlık hakkında yok denecek kadar az bilgisi olan ama merakını da gizleyemeyen insanlardan bize yöneltilmiş sorular olacak. Bunlar genelde ansızın, siz alışverişinizi yaparken, çoc... Devamı

İyi Dokunma-Kötü dokunma-Gizli dokunma: Bedenin Sana Ait!

2011-07-07 20:07:00

  Öncelikle, kimlerin sana dokunabileceğine, öpebileceğine ve sarılabileceğine senin karar verme ve “hayır” deme hakkın olduğunu asla unutma! Birisi sana uygunsuz biçimde dokunduğunda: “Hayır” de ve o kişiye yaptığından hoşlanmadığını, dokunmasını istemediğini söyle. Hızla o kişiden uzaklaş. Hoşlanmadığın bir şekilde sana dokunan kişiden kaç. Bir daha bu kişiyle asla yalnız kalma. Yardım iste. Çığlık atabilirsin. Kendine inan. Sen yanlış birşey yapmadın. Birisi sana uygunsuz bir şekilde dokunursa, olan biteni güvendiğin birine anlat.Tehditlerin seni korkutmasına ve sessiz kalmana neden olmasına izin verme. Birisi sana dokunur ve bunu aranızda sır olarak saklamanızı isterse kendine şu soruyu sor: “Bu sırrı saklamak beni rahatsız ediyor mu?” Seni rahatsız eden hiçbir sırrı saklama. Anne-babana, bir akrabana, öğretmenine, doktoruna ya da güvendiğin başka bir yetişkine durumu anlat. Anlattığın kişi sana inanmazsa, güvendiğin bir başka kişiyle konuş, birisi sana inanıp yardım edene kadar vazgeçme. Tehdit veya tacizde bulunan kişiden uzak durmak için elinden geleni yap. Kendini rahatsız veya güvensiz hissetmene neden olacak biçimde sana dokunan kişi ile yalnız kalma. İyi dokunma Sevdiğin kişilerin sarılması ve öpmesi güzel birşeydir. Örneğin: Uyandığında annenin sana sarılması ve öpmesi. Babanın iyi geceler dilmek için sarılması ve öpmesi. Anneanne ve büyükbabanın ziyarete geldiklerinde herkesin birbirini kucaklaması ve öpmesi. Kötü dokunma Kendini rahatsız hissetmene neden olan dokunmalar genellikle kötü dokunmalardır. Birisi sana istemediğin bir şekilde dokunduğunda bunu gizlemek zorunda değilsin. Kendinin kötü olduğunu d&... Devamı

Allah'ı üzen..

2011-07-07 09:49:00

Devamı

Oruç Tutmak

2011-07-07 09:32:00

    Devamı

Niyet Senden Mükafat ve Kolaylık Allah'tan

2011-07-07 08:31:00

 Kendini olduğundan fazla gösteren kimse, kendi durumunu inkâr etmiş olur.   - İnsanlar, fakir olmaktan korkarak dünyalık için çalıştıkları kadar, Cehennemden korkup, korunmak için çalışsalardı, mutlaka Cennete giderlerdi.   - İnsanlar zaruret diyerek, yiyecek kazanma peşinde koşarlar. Halbuki esas zaruret günahlardan kaçınmaktır. Fakat çokları bundan kaçınmayıp, yiyecek peşinde koşarlar.   - Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez. - Gafillerden, cahillerden ve yaltakçılardan uzak dur!   - Oruç tutmak, Allahü teâlânın sıfatıyla sıfatlanmaktır. Zira Allahü teâlâ yemekten ve içmekten münezzehtir.   - Bir kimse bir nimete kavuşur da bunun şükrünü yapmazsa, o nimet elinden gider de, o kimsenin haberi bile olmaz.   - Şu üç şey Allahü teâlâyı çok üzer: 1- Vakti boşa geçirmek, 2- İnsanlarla alay etmek, 3- Gıybet etmek.   - Cehennemin en pis kokan yeri, zina yapanların bulunduğu kısmıdır!   - Allah’tan başka her neye taparsanız, hepsi hiçtir. Yazıklar olsun o kimseye ki, bir hiç iledir.   - Bir şeye ihtiyaç duyulduğu halde, çalışıp onu temin etmemek, çoluk çocuğu perişan bırakmak, cahillik ve tembelliktir.   - Bir haber duyduğunuz zaman onu nakletmek için değil, ona uymak için iyi anlayıp düşünün! Çünkü ilmi rivayet edenler çoktur, fakat riayet edenler pek azdır.   - İşin esası üç şeydir: Helal yemek, ahlak ve amelde Resulullaha tâbi olmak, her işi yalnız Allahü teâlânın rızası için yapmak.   - Kulluğun en güzeli; kulun Allahü te&aci... Devamı

Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi

2011-07-07 08:28:00

  Bilerek pek küfre düşülmez fakat bilmeyerek küfre düşülebilir.   Bunun için (Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söylediysem, bir iş yaptıysam nadim oldum, pişman oldum, beni affet) duasını çok okumamız lazım. Küfür sigorta gibidir. İrtibatı keser. Bir kimse küfre düşmüş ise, ne yaparsa yapsın, ne kadar çok ibadet ederse etsin hiçbir faydası yoktur. Çünkü sigorta atmıştır, ampul, tesisat ne kadar sağlam olursa olsun, elektrik gelmediği için fayda olmaz.    Nice sarhoşlar vardır ki, yaptığından pişmanlık duyar tevbe eder, imanla gider. Nice dervişler, müritler vardır ki, kibirlidir, günahları için tevbe etmez, imansız giderler. Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine bir papaz gelip, ben mi üstünüm sen mi üstünsün diye sorar. O da bir hafta sonra gel, der. Bir hafta sonra geldiğinde vefat ettiğini görür. Bugün bana cevap verecekti diye söylenince, tabutu göstererek, işte orada git sor, o boşuna konuşmaz derler. Tabutunun başına gidip aynı soruyu sorar. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri Allahü teâlânın izniyle başını kaldırıp, şöyle cevap verir; Geçen hafta sonumun ne olacağını bilmediğim için sana cevap veremedim. Ben imanla gidip kendimi kurtardım, senden üstünüm. Sen kendine bak. Papaz, ağlamaya başlar, kelime-i şehadet getirir müslüman olur.    - Peygamber efendimize bir yahudi gelip, selam verir gibi yaparak Es sam aleyküm yani, ölesin, yok olasın der. Peygamber efendimiz de, ve aleyküm sam diye cevap verir. Gittikten sonra, Hazret-i Âişe validemiz, Allah belanızı versin, sizi kahretsin... gibi bazı şeyleri sıralamaya başlayınca, Peygamberimiz durdurup, fazlaya hakkımız yok, bize ne yaptıysa ancak o kadarını yapab... Devamı

Bekâr olarak ölmek günah mı?

2011-07-07 08:24:00

Bekâr olarak ölmek günah değildir. Hatta ahir zamanda çoluk çocuk sahibi olmamak daha iyidir. İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, bir hadis-i şerifinde, (İkiyüz yılından sonra, sizin en iyiniz, hafifülhâz olandır) buyurdu. Hafifülhâz nedir, dediklerinde, (Hanımı ve çocuğu olmayandır) buyurdu. (Ebu Ya’la) Bişr-i Hafi, Bayezid-i Bistami, Ebül-Hüseyn Nuri [ve Rabia-i Adviyye] gibi büyük âlimler bekâr idi. Hicretin ikiyüz yılından sonra gelenler arasında, bunların ve bunlar gibi olanların şeref ve üstünlüklerini, bu hadis-i şerif bildirmektedir. (İhya) İmam-ı Gazali hazretlerinin bu bildirdiklerine uyup, salih biri çıkmadıkça evlenmemelidir. Bekâr olarak ölmekten de korkmamalıdır! Rabia-i Adviyye hazretlerine, Hasan-ı Basri hazretleri gibi evliya zatlar, evlenme teklifinde bulunduğu halde, bu hanım evliya evlenmemiş, bâkire olarak ölmeyi tercih etmiştir. Devamı

Mahrem-namahrem ile ilgili soru ve cevaplar

2011-07-07 08:20:00

Sual: Annemin dayısı, amcası ya da babamın dayısı, amcası bana haram oluyor mu? Yani onlar benim öz dayım gibi oluyor mu? CEVAP Onlar sizin de öz dayınız, öz amcanız gibidir. Sual: Hanımım üvey babam yanında bizimle benimle, bensiz annemle birlikte yemek yemek, sohbet etmek vb gibi nedenlerle bulunabilir mi?  CEVAP  Üvey babanız hanımınıza yabancıdır. Sual: Dedemin üvey kızını nikah edebilir miyim? CEVAP  Evet nikah edebilirsiniz. Babanızın üvey kızını da nikah edebilirsiniz. Çünkü baba ve anne tarafından sana akraba değil. Sual: Gelinin kocası ölse, kayınpederine olan mahremliği devam eder mi?  CEVAP Kayınpeder öz baba gibi mahremdir.  Sual: Torunun hanımı dedeye mahrem midir? CEVAP Torunun hanımı, dedenin gelinidir, yani mahremdir. Sual: Annemin üvey annesi bana ve babama yabancı kadın mıdır?  CEVAP  Evet yabancı kadındır. Sual: Benim amcam hanımıma yabancı erkek hükmünde midir?  CEVAP Evet, yabancı erkek hükmündedir. Sual: Kuzenlerle evlenmek caiz midir? CEVAP Kuzenden kastınız amca, dayı, hala ve teyze çocukları ise, hepsi ile evlenmek caizdir. Fakat tenzihen mekruhtur. Yeğene de kuzen denebiliyor. Onlarla evlenilmez. Sual: Üvey oğlun hanımı mahrem mi?  CEVAP Mahrem değildir. Yabancıdır. Sual: Üvey kızın kızı da mahrem mi? CEVAP Evet. Sual: Benim üvey babam, hanımıma yabancı mı?  CEVAP Evet. Sual: Bir babanın üvey kızı, kendi öz kızı gibi mahrem midir? CEVAP Evet.  Sual: Gelin, insanın kendi kızı gibi midir? Nerelerine bakmak caiz, nerelerine bakmak caiz değildir? CEVAP Gelin, insanın kendi kızı gibidir. Kızının neresine bakması caiz ise, gelinin de aynı yerine bakması caizdir. Erkek, nikahla alması ebedi hara... Devamı

En değerli yatırım

2011-07-07 08:17:00

Bir okuyucumuz, “Çocuklar evde tutturdular ki bize her hafta dergi alın. Biz de bir bakalım dedik, araştırmak için. Çünkü korkuyoruz, yanlış bir şey okuturuz diye, zira onlar bizim her şeyimizdir. Bize tavsiye edeceğiniz bir yayın var mı?” diyor. Bugün insanların en çok konuştuğu konulardan biri ekonomidir. Birçok sohbetin konusu, arsa, borsa, euro, dolar, altın, hisse senedi, devlet tahvilleri vs. İnsanlar; en değerli yatırım aracı hangisi ise, haklı olarak ona yönelmek istiyor. Bu normaldir, yadırganacak tarafı yoktur. Unutmamalı ki bu yatırımlardan çok daha önemli bir yatırım daha var. O da çocuğa yapılan yatırım, insana yapılan yatırımdır. Dünyanın en zor işi insan yetiştirmektir. Bir insanın yetişmesinde birçok unsur rol alır. Bunlar içinde en önemlileri; aile, çevre, okul ve medyadır. Dünyadaki bütün ülkeler, kendi çocuklarının ve gençlerinin dürüst, çalışkan, güzel ahlaklı, başarılı, kültürlü, topluma faydalı, vatansever, eğitimli ve kendi öz değerlerine saygılı insanlar olarak yetiştirmek ister. Bunun için çaba harcar. Bunu başaran ülkelerin, diğer sıkıntıları daha kolay ve daha çabuk çözülür. Çünkü, her şeyin başı insandır. İnsanın iyi yetişmesi için hiçbir masraftan ve güçlükten kaçınmayanlar, başarının ve medeniyetin zirvesine yükseldiler. Osmanlı böyle yaptı. Amerika ve Avrupa şimdi [Osmanlı’yı taklit ederek] böyle yapıyor. Ülkemiz, yukarıda bahsedilen bir insanın yetişmesinde en önemli rolü üstlenen kurumlar konusunda yetersizdir. Büyük şehirler başta olmak üzere, çevremiz de pek tekin değil. Yani, dışarısı tehlikelerle dolu. Görüntülü ve yazılı medyanın... Devamı

Kristal Camii-Malezya

2011-07-05 13:38:00

              Devamı

Dünya Camileri

2011-07-05 13:23:00

                        ... Devamı

Allah'a Karşı Derin Bir Saygı İçinde Eğil..

2011-07-05 12:53:00

                  Devamı

Neden iki kere secde ederiz?

2011-07-05 12:32:00

  Evvela şunu bilelim ki bizler namaz nedir bilmez bir toplum iken bize namazı ve kılınış şeklini bildiren Rasulullahın kendisidir. Bu sebeble namazdaki rekat sayıları olsun ister namaz kılarken yapılan ameller vb. olsun ; bunun neden ve niçin böyle olduğu hakkında fikrimiz, ancak bize bunu ilk gösteren Rasulullah (s.a.v.) in bildirdiği kadardır. Diğer görüşlerin kişilerin tahmine dayanan zanlarıdır. Doğruda olabilir yanlışta. Bundan yükümlü değiliz. Bizim yükümlü olduğumuz Rasulullahın gösterdiği şekilde ibadet yapmaktır.    Allah Rasulu (s.a.v.) : "Beni nasıl namaz kılarken görüyorsanız siz de o şekilde kılın" buyurmuştur. (Buharî, Ezan, 18; Ahmed b. Hanbel, Musned, 5/53)    “Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz kıldı ve seni âlemlerdeki kadınlara üstün eyledi. Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secdeye kapan, huzurunda eğilenlerle beraber sen de eğil." (Al-i İmran, 42-43)   Namazdaki ruku ve secdenin anlamları hakkında çeşitli yorumlar yapılabilmektedir. Bu yorumlardan bir kısmını buraya aktarayım .   Rukuda deve, keçi, koyun gibi hayvanların ve sürekli rukuda duran meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.   Secde de sürüngenlerin, otların ve sürekli secde de duran meleklerin ibadetlerini temsil ediyoruz.     Secdeyi iki kere yapmanın hikmetini bazı alimler şöyle açıklamışlardır:    "Şeytan bir kere dahi secde etmekten içtinab etmiştir. Biz ise iki kere secde ediyoruz ki hem Allaha şükrümüzü eda edelim hem de secdenın yüzünü yere sürtelim."    Secdeyi veya her hangibi bir ibadetteki ameli nasıl veya kaç defa olacağı ile ilgili hiç kafamı yorma... Devamı